2008 Ağustos
lahana hapı

TIMOLOL-POS Göz Damlası İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

TIMOLOL-POS Göz Damlası İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

Üretici firma: Biem

Etken Madde(ler):

Timolol maleat 5 mg/ml

Piyasa Şekilleri:

5 ml’lik damlalıklı şişelerde.

Kullanım Şekli:

Günde 2 kez 1 damla konjunktival kese içine uygulanır. Eğer intraoküler basınç gereken değere ayarlanmışsa günlük dozu 1 damlaya azaltılabilir.

Endikasyonları:

İntraoküler basıncı düşürmede etkilidir. Oküler hipertansiyon, kronik geniş açılı glokom (afakik hastalar dahil) ve sekonder glokomun belirli durumlarında yükselmiş göz içi basıncını düşürerek etki gösterir.

Kontrendikasyonları:

Timolole karşı aşırı duyarlılık, bronşiyal astma, ağır kronik obstrüktif pulmoner rahatsızlıklar, sinüziyal bradikardiyle ikinci ve üçüncü derece AV blok, belirgin kalp yetmezliği, kardiyak şok durumlarında kontrendikedir.

Uyarılar:

Oftalmik timolol kullanımı sonucu beta blokerlere bağlı sistemik yan etkiler görülebilir. Beta blokerlerin sistemik kullanımının kontrendike olduğu bronşiyal astma, sinüs bradikardisi, kardiyojenik şok, ağır diyabetlik olgular, birinci dereceden yüksek AV blok gibi olgularda çok dikkatli kullanılmalıdır. Eğer kardiyak yetmezlik varsa tedaviye başlamadan önce kompanse edilmelidir. Anamnezinde ciddi kardiyak problemi olan hastalar periyodik olarak kontrol edilmeli, nabız hızları ve olası konjestif kalp yetmezliği belirtileri izlenmelidir. Oral beta blokerlerle tedavi edilen hastalarda, gerek göz içi basıncı ve gerekse sistemik etkiler yönünden olası additif etkilerin göz önünde bulundurulması gerekir. Eğer hasta başka oftalmik beta bloker kullanıyorsa, timolol diğer ilaçla yapılan son uygulamayı izleyen günde uygulanmaya başlanır. Hasta beta bloker olmayan oftalmik bir antiglokom müstahzarı kullanıyorsa, ilk gün bu ilaç standart olarak kullanılmaya devam edilirken timolol standart dozda tedaviye eklenir. Ertesi gün diğer ilaç tümüyle kesilir ve timololün oftalmik formuna devam edilir. Timololün diğer antiglokom müstahzarlarla kombine kullanıldığı durumlarda standart doza uyulur. Gebelerve emziren annelerde güvenli kullanımı henüz kanıtlanmadığından, yarar/zarar ilişkisi çok iyi değerlendirilmelidir. Süt veren annelerde kullanım sırasında emzirmeye son verilmelidir. Çocuklarda kullanım güvenliği ve etkinliği saptanmamıştır.

Yan Etkileri:

Timolol genelde iyi tolere edilir. Ender olarak oküler irritasyon belirtileri, konjunktivit, blefarit, bazı görme değişiklikleri, refraktiviteye ilişkin değişiklikler görülebilir. Daha nadir olarak aşırı duyarlılık, ürtiker, lokal ya da genel döküntüler rapor edilmiştir. Sistemik etkilerine çok ender rastlanmıştır. Bu etkiler hafif bradikardi, hipotansiyon, bronkospazm (özellikle astmatiklerde), konjestif kalp yetmezliği ve insülin kullanan diyabetiklerde hipoglisemik semptomların maskelenmesidir. Ayrıca ağız kuruluğu, baş ağrısı, anoreksi ve bulantı da bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Bazı durumlarda epinefrinle birlikte kullanıldığında midriyazis oluşabilir. Kalsiyum antagonistleri, sistemik beta blokerler ve katekolamin inhibitörlerinin etkilerini potansiyelize edebilir.

TIMO-COMOD Göz Damlası İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

TIMO-COMOD Göz Damlası İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

Üretici firma: Biem

Etken Madde(ler):

Timolol maleat 5 mg/ml

Piyasa Şekilleri:

5 ml’lik damlalıklı şişelerde.

Kullanım Şekli:

Günde 2 kez birer damla konjunktival kese içine uygulanır. Eğer intraoküler basınç gereken değere ayarlanmışsa günlük dozu 1 damlaya azaltılabilir.

Endikasyonları:

İntraoküler basıncı düşürmede etkilidir. Oküler hipertansiyon, kronik geniş açılı glokom (afakik hastalar dahil) ve sekonder glokomun belirli durumlarında yükselmiş göz içi basıncını düşürerek etki gösterir.

Kontrendikasyonları:

Timolole karşı aşırı duyarlılık, bronşiyal astma, ağır kronik obstrüktif pulmoner rahatsızlıklar, sinüziyal bradikardiyle ikinci ve üçüncü derece AV blok, belirgin kalp yetmezliği, kardiyak şok durumlarında kontrendikedir.

Uyarılar:

Oftalmik timolol kullanımı sonucu beta blokerlere bağlı sistemik yan etkiler görülebilir. Beta blokerlerin sistemik kullanımının kontrendike olduğu bronşiyal astma, sinüs bradikardisi, kardiyojenik şok, ağır diyabetlik olgular, birinci dereceden yüksek AV blok gibi olgularda çok dikkatli kullanılmalıdır. Eğer kardiyak yetmezlik varsa tedaviye başlamadan önce kompanse edilmelidir. Anamnezinde ciddi kardiyak problemi olan hastalar periyodik olarak kontrol edilmeli, nabız hızları ve olası konjestif kalp yetmezliği belirtileri izlenmelidir. Oral beta blokerlerle tedavi edilen hastalarda, gerek göz içi basıncı ve gerekse sistemik etkiler yönünden olası additif etkilerin göz önünde bulundurulması gerekir. Eğer hasta başka oftalmik beta bloker kullanıyorsa, timolol diğer ilaçla yapılan son uygulamayı izleyen günde uygulanmaya başlanır. Hasta beta bloker olmayan oftalmik bir antiglokom müstahzarı kullanıyorsa, ilk gün bu ilaç standart olarak kullanılmaya devam edilirken timolol standart dozda tedaviye eklenir. Ertesi gün diğer ilaç tümüyle kesilir ve timololün oftalmik formuna devam edilir. Timololün diğer antiglokom müstahzarlarla kombine kullanıldığı durumlarda standart doza uyulur. Gebelerve emziren annelerde güvenli kullanımı henüz kanıtlanmadığından, yarar/zarar ilişkisi çok iyi değerlendirilmelidir. Süt veren annelerde kullanım sırasında emzirmeye son verilmelidir. Çocuklarda kullanım güvenliği ve etkinliği saptanmamıştır.

Yan Etkileri:

Timolol genelde iyi tolere edilir. Ender olarak oküler irritasyon belirtileri, konjunktivit, blefarit, bazı görme değişiklikleri, refraktiviteye ilişkin değişiklikler görülebilir. Daha nadir olarak aşırı duyarlılık, ürtiker, lokal ya da genel döküntüler rapor edilmiştir. Sistemik etkilerine çok ender rastlanmıştır. Bu etkiler hafif bradikardi, hipotansiyon, bronkospazm (özellikle astmatiklerde), konjestif kalp yetmezliği ve insülin kullanan diyabetiklerde hipoglisemik semptomların maskelenmesidir. Ayrıca ağız kuruluğu, baş ağrısı, anoreksi ve bulantı da bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Bazı durumlarda epinefrinle birlikte kullanıldığında midriyazis oluşabilir. Kalsiyum antagonistleri, sistemik beta blokerler ve katekolamin inhibitörlerinin etkilerini potansiyelize edebilir.

NYOLOL Oftalmik Jel İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

NYOLOL Oftalmik Jel İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

Üretici firma: Novartis

Etken Madde(ler):

Timolol maleat 1 mg/ml

Piyasa Şekilleri:

5 ml’lik polietilen şişelerde.

Kullanım Şekli:

Hasta olan göze günde 1 defa 1 damla damlatılır. Başka göz damlaları kullanılıyorsa, iki uygulama arasında en az 5 dakika ara olmalı ve diğer göz damlası daha önce damlatılmalıdır.

Endikasyonları:

İntraoküler basıncı düşürmede etkilidir. Oküler hipertansiyon, kronik geniş açılı glokom (afakik hastalar dahil) ve sekonder glokomun belirli durumlarında yükselmiş göz içi basıncını düşürerek etki gösterir.

Kontrendikasyonları:

Timolole karşı aşırı duyarlılık, bronşiyal astma, ağır kronik obstrüktif pulmoner rahatsızlıklar, sinüziyal bradikardiyle ikinci ve üçüncü derece AV blok, belirgin kalp yetmezliği, kardiyak şok durumlarında kontrendikedir.

Uyarılar:

Oftalmik timolol kullanımı sonucu beta blokerlere bağlı sistemik yan etkiler görülebilir. Beta blokerlerin sistemik kullanımının kontrendike olduğu bronşiyal astma, sinüs bradikardisi, kardiyojenik şok, ağır diyabetlik olgular, birinci dereceden yüksek AV blok gibi olgularda çok dikkatli kullanılmalıdır. Eğer kardiyak yetmezlik varsa tedaviye başlamadan önce kompanse edilmelidir. Anamnezinde ciddi kardiyak problemi olan hastalar periyodik olarak kontrol edilmeli, nabız hızları ve olası konjestif kalp yetmezliği belirtileri izlenmelidir. Oral beta blokerlerle tedavi edilen hastalarda, gerek göz içi basıncı ve gerekse sistemik etkiler yönünden olası additif etkilerin göz önünde bulundurulması gerekir. Eğer hasta başka oftalmik beta bloker kullanıyorsa, timolol diğer ilaçla yapılan son uygulamayı izleyen günde uygulanmaya başlanır. Hasta beta bloker olmayan oftalmik bir antiglokom müstahzarı kullanıyorsa, ilk gün bu ilaç standart olarak kullanılmaya devam edilirken timolol standart dozda tedaviye eklenir. Ertesi gün diğer ilaç tümüyle kesilir ve timololün oftalmik formuna devam edilir. Timololün diğer antiglokom müstahzarlarla kombine kullanıldığı durumlarda standart doza uyulur. Gebelerve emziren annelerde güvenli kullanımı henüz kanıtlanmadığından, yarar/zarar ilişkisi çok iyi değerlendirilmelidir. Süt veren annelerde kullanım sırasında emzirmeye son verilmelidir. Çocuklarda kullanım güvenliği ve etkinliği saptanmamıştır.

Yan Etkileri:

Timolol genelde iyi tolere edilir. Ender olarak oküler irritasyon belirtileri, konjunktivit, blefarit, bazı görme değişiklikleri, refraktiviteye ilişkin değişiklikler görülebilir. Daha nadir olarak aşırı duyarlılık, ürtiker, lokal ya da genel döküntüler rapor edilmiştir. Sistemik etkilerine çok ender rastlanmıştır. Bu etkiler hafif bradikardi, hipotansiyon, bronkospazm (özellikle astmatiklerde), konjestif kalp yetmezliği ve insülin kullanan diyabetiklerde hipoglisemik semptomların maskelenmesidir. Ayrıca ağız kuruluğu, baş ağrısı, anoreksi ve bulantı da bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Bazı durumlarda epinefrinle birlikte kullanıldığında midriyazis oluşabilir. Kalsiyum antagonistleri, sistemik beta blokerler ve katekolamin inhibitörlerinin etkilerini potansiyelize edebilir.

Fluorourasil etkin maddesi ve ilaçları

Fluorourasil etkin maddesi ve ilaçları

ATC SINIFLAMASI - L - ANTİNEOPLASTİK VE İMMÜNOMODÜLATÖR AJANLAR
L01 ANTİNEOPLASTİKLER
L01B ANTİMETABOLİTLER
L01BC Pirimidin analogları
L01BC02 fluorourasil

KISITLAMALAR

Kanser ilaçları verilme ilkeleri
a) Ayaktan kemoterapi yapılacak kanserli hastalara tedavi protokolünü gösterir ilaç kullanım raporuna dayanılarak kür tanımına uyacak tedavi uygulanıyor ise bir kürlük, kür tanımına uymayan tedavi uygulanıyor ise en fazla 3 aylık dozda ilaç verilebilir. ((c) bendinin birinci fıkrasında bulunan ilaçlar için uzman hekim raporu, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen ilaçlar için ise sağlık kurulu raporu düzenlenecektir.)
Kanser tedavisinde kullanılacak hormonlar ve hormon antagonistleri ile maligniteye bağlı metastatik olgularda kullanılan yardımcı ilaçlar, tedavi protokolünü gösterir ilaç kullanım raporuna dayanılarak 3 aylık dozlarda verilebilir.
b) Sağlık Bakanlığı tarafından, endikasyon dışı kemoterapi kullanımında, tedavi protokolünü ve daha önce uygulanan kemoterapi dahil diğer tedavileri de gösteren tıbbi onkoloji veya çocuk onkolojisi (hematolojik maligniteler için tıbbi onkoloji, çocuk onkolojisi, hematoloji veya çocuk hematolojisi) uzman hekimlerinden birinin bulunduğu sağlık kurulu raporu aranır.
c) Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların bedellerinin ödemesinde aşağıdaki esaslar uygulanacaktır:
1) Tedavi protokolünü gösteren ilaç kullanım raporuna dayanılarak kullanılan ilaçlar: Adriamisin, asparaginaz, bleomisin, busulfan, dakarbazin, daktinomisin, daunorubisin, epirubisin, estramustin, etoposid, fluorourasil, folinik asit, ifosfamid, hidroksiüre, karboplatin, karmustin, klorambusil, lomustin, metotreksat, melfalan, merkaptourin, mesna, mitoksantron, mitomisin, prokarbazin, siklofosfamid, sisplatin, sitozin arabinosid, streptozosin, tamoksifen, tioguanin, tiotepa, vinblastin, vinkristin.
Bu ilaçların endikasyon dışı kullanımı için Sağlık Bakanlığı izni aranmaz.
2) Üç uzman hekim tarafından düzenlenen ve tedavi protokolünü gösterir sağlık kurulu raporuna dayanılarak sadece ruhsatlı endikasyon alanlarında kullanılabilen ilaçlar: Amifostin, anagrelid, anastrazol, bikalutamid, buserelin, dosetaksel,eksemestan, filgrastim, fludarabin, flutamid, fotemustin, FUDR, gemsitabin, goserelin, idarubisin, interferon alfa 2a-2b, irinotekan, kapesitabin, kladribin, klodronat, lenograstim, letrozol, lipozomal doksorubisin, löprolid asetat, medroksiprogesteron asetat, paklitaksel, pamidronat, pemetreksed, pentostatin, raltidreksed, oksaliplatin, siproteron asetat, tegafur-urasil, topotekan, tretinoin, triptorelin asetat, vinorelbin, (vinorelbin tartaratın oral formları kür protokolünde belirtilmesi ve tedaviye enjektabl form ile başlanması şartıyla tedavinin 8 inci günü oral formları maksimum 120 mg/21 gün dozda kullanılır.) zolendronik asit.İbandronik Asit.
3) Tıbbi onkoloji, çocuk onkolojisi, hematoloji veya çocuk hematolojisi uzman hekimlerinin bulunduğu hastanelerde bu uzman hekimlerden en az birinin yer aldığı, bu uzman hekimlerden hiçbirinin bulunmadığı eğitim ve araştırma hastanelerinde ise hastalıkla ilgili branşlardaki uzman hekimlerce düzenlenmiş ve tedavi protokolünü gösterir sağlık kurulu raporuna dayanılarak sadece ruhsatlı endikasyon alanlarında kullanılabilen ilaçlar; Alemtuzumab, bevasizumab, bortezomib, darbepoetin, eritropoietin alfa-beta, erlotinib, fulvestrant, gefinitib, ibritumomab tiuksetan, interleukin-2, imatinib, imiquimod, okreotid, rituksimab, setuksimab, talidomid, temozolomid, trastuzumab,azasitidin.
Alemtuzumab: Kemik iliği tutulumu gösterir biyopsi sonucuyla, yeterli doz ve sürede alkilleyici ajanlar alan ve fludarabin fosfat kürlerini tamamlayan yada fludarabin temelli kombinasyon rejimlerine kesin olarak dirençli hale gelmiş (Evre III veya Evre IV Kronik Lenfoid Lösemi-KLL) hastalarında hematoloji uzman hekiminin yer aldığı sağlık kurulu raporunda belirtilmesi şartıyla, sekiz haftalık tedaviyle cevap alınması durumunda raporda belirtilmesi koşuluyla tedavinin on iki haftaya kadar uzatılabilmesi, cevap alınamaması durumunda ise tedavinin sekiz haftayla sınırlandırılması, bu rapora istinaden hematoloji veya tıbbi onkoloji uzman hekimlerince reçete edilebilir.
Fulvestrant: Doğal veya yapay postmenapozal kadınlarda, lokal veya metastaz yapmış hormon reseptör pozitif meme kanserinde, endokrin tedaviden (anastrozol, tamoksifen) sonra ilerlemeye devam etmiş hastalarda, hazırlanan raporda bunların belirtilmesi koşuluyla reçete edilebilir.
Kanser tedavisindeki ilaç kullanım raporlarında tedavi protokolü ve teşhise esas teşkil eden patoloji veya sitoloji raporunun merkezi, tarihi ve numarası, (patoloji veya sitolojik inceleme yapılamamış ise teşhise esas teşkil eden bilgiler içeren bir epikriz) evre veya risk grubu, varsa daha önce uygulanan kemoterapiler bulunmalıdır.
Rituksimab: Nükseden veya kemorezistan CD20 pozitif foliküler lenfoma, diffüz büyük B hücreli lenfoma, mantle hücreli lenfoma teşhisi konmuş hastaların tedavisinde, evre III veya evre IV CD20 pozitif foliküler lenfomalı hastalarda CVP (siklofosfomid, vinkristin, prednisolon) tedavisine ek olarak, CD20 pozitif diffüz büyük B hücreli lenfomada CHOP kemoterapi şemasına ek olarak kullanımı endikedir. Yukarıda bahsedilen foliküler lenfoma ve mantle hücreli lenfomada maksimum 8 doza kadar kullanımı halinde geri ödenir. Bu iki durumda rituximab kullanımına cevap veren ancak progresif hastalık gelişen vakalarda ilave olarak 4 doz daha kullanılabilir. CD20 pozitif diffüz büyük B hücreli lenfomada maksimum 8 doza kadar geri ödenir.
İbritumomab tiuksetan: terapötik rejiminin bir parçası olarak kullanıldığında maksimum iki doza kadar geri ödenir.
Imatinib: Tıbbi onkoloji veya hematoloji uzman hekimlerinden biri tarafından düzenlenen en fazla 6 ay süreli ilaç kullanım raporu ile bu uzman hekimler tarafından reçete edilir.
Oktreotid ve lanreotid: akromegali tedavisinde endokrinoloji ve metabolizma uzman hekimlerince reçete edilir.
Temozolomid: Radyoterapi ile birlikte ve/veya sonrası kullanımında radyasyon onkolojisi uzman hekiminin bulunduğu sağlık kurulu raporuna dayanılarak reçete edilir.
Azasitidin: Kemik iliği blast oranının %5 in üzerinde artmış olduğunun belirtildiği, içinde en az bir hematoloji uzmanının bulunduğu heyet tarafından düzenlenen ve 6 ay süre ile geçerli sağlık kurulu raporu ile 18 yaş üstü hastalarda kullanılmak üzere hematoloji uzmanı tarafından en fazla birer (1er) aylık tedavi miktarında reçete edilebilir.
4) Yukarıda isimleri veya endikasyonu belirtilmeyen kemoterapi ilaçlarının ödemesinde bu bendin 3. fıkra hükümleri uygulanır.
5) Söz konusu ilaçların yatan hastalar için reçete edilmek suretiyle hastane dışından temin edilmesi halinde de bu hükümler geçerlidir.

Vinorelbin tartaratın oral formları kür protokolünde belirtilmesi ve tedaviye enjektabl form ile başlanması şartıyla tedavinin 8 inci günü oral formları maksimum 120 mg/21 gün dozda kullanılır.

ETKİN MADDE HAKKINDA KISA BİLGİ

Fluorourasil ATC; L01BC02

Primidin analoğu antimetabolit antineoplastik.

Bu etkin maddeyi içeren ilaçlar :

5 fu-inj 250 mg 10 flakon - KOÇSEL 21,28 YTL .
5-fluoroucacil 250 mg 1 çöz. - ECZ.I.PAZARLAMA 1,76 YTL .
5-fluoroucacil 500 mg 1 flakon - ECZ.I.PAZARLAMA 2,83 YTL .
5-fluorouracil 1000 mg 20 ml flakon - LIBA 8,35 YTL .
5-fluorouracil biosyn 5 ml 250 mg 10 ampul - ORNA 22,87 YTL .
5-fluorouracil biosyn 20 ml 1000 mg 1 ampul - ORNA 9,1 YTL .
5-fluorouracil biosyn 10 ml 500 mg 1 ampul - ORNA 4,63 YTL .
5-fluorouracil ebewe 500 mg 1 flakon - LIBA 4,48 YTL .
5-fluourocil 250 mg 1 flakon - LIBA 2,83 YTL .
fivoflu 250 mg/5 ml iv enjektabl sol. içeren 10 ampül - FARMAR 18,79 YTL .
fivoflu 500 mg/10 ml iv enjektabl solusyon - FARMAR 4,06 YTL .
fluorouracil-koçak 1000 mg/20 ml iv enjeksiyon için solüsyon içeren flakon - KOÇAK-FARMA 9,09 YTL .
fluorouracil-koçak 250 mg/5 ml iv enjeksiyon için solüsyon içeren flakon - KOÇAK-FARMA 20,99 YTL .
fluorouracil-koçak 500 mg/10 ml iv enjeksiyon için solüsyon içeren flakon - KOÇAK-FARMA 4,63 YTL .

ATEXAL Film Tablet İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

ATEXAL Film Tablet İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

Etken Madde(ler):

Atenolol, Klortalidon

Piyasa Şekilleri:

50 mg, 12.5 mg: 30 film tablet, 100 mg, 25 mg: 30 film tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Tedaviye günde 1 defa 50 mg atenolol/12.5 mg klortalidon  ile başlanır. Optimal cevap alınmazsa  doz 100 mg atenolol/25 mg klortalidona çıkarılır. Tablet yemeklerden önce, çiğnenmeden alınır. Tedavi süresi doktor tarafından belirlenir. Özellikle koroner arter hastalığı olanlarda tedavi aniden kesilmemeli, doz yavaş yavaş azaltılmalıdır.

Endikasyonları:

Bir beta-bloker ve bir diüretik olmak üzere iki ajanın antihipertansif etkisini birleştirir. Hipertansiyonda endikedir.

Kontrendikasyonları:

Her iki bileşene karşı bilinen aşırı duyarlılık; bradikardi; kardiyojenik şok; hipotansiyon; metabolik asidoz; ağır periferik arteryel dolaşım bozuklukları; ikinci ve üçüncü derece kalp bloğu; hasta sinüs sendromu; tedavi edilmemiş feokromositoma; kontrol edilmeyen kalp yetmezliğinde kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

Konjestif kalp yetmezliğinde dolaşım fonksiyonunu desteklemek için sempatik stimülasyon gereklidir ve bu yüzden atenolol ile oluşan beta blokaj miyokard kontraktilitesini daha fazla deprese etmek ve daha şiddetli kalp yetmezliğine yol açmak gibi potansiyel tehlike taşımaktadır. Dijital ve/veya diüretiklerle kontrol edilen konjestif kalp yetmezlikli hastalarda dikkatli verilmelidir. Dijital ve atenolol, her ikisi de, AV iletiyi yavaşlatır. Kalp yetmezliği hikayesi olmayan hastalarda, beta bloker ajanlarla miyokardın uzun süreli depresyonu, bazı vakalarda kalp yetmezliğine yol açabilir. Kalp yetmezliğinin ilk belirtisi gözlendiğinde, hastalar önerilen kılavuzlara göre uygun bir şekilde tedavi edilmelidir. Uygun tedaviye rağmen kalp yetmezliği devam ederse, ilaç kesilmelidir. Atenolol böbrekler yolu ile atıldığından, bozulmuş renal fonksiyonu olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Renal bozukluğu olan hastalarda tiyazidler azotemiye yol açabilir. Bozulmuş renal fonksiyonların varlığında kümülatif etkiler gelişebileceğinden, ilerleyici böbrek bozukluğu belirgin olduğunda, ilaç kesilmelidir. Hepatik fonksiyonları bozuk veya ilerleyici karaciğer bozukluğu olan hastalarda, sıvı ve elektrolit dengesindeki ufak değişiklikler hepatik komaya yol açabilir. Bu hastalarda dikkatli uygulanmalıdır. Koroner arter hastalığı olan hastalarda belirli beta bloker ajanlarla tedavinin ani kesilmesini takiben angina pektorisin şiddetlenmesi ve bazı vakalarda miyokard enfarktüsü bildirilmiştir. Bu yüzden, bu hastalarda hekimin tavsiyesi olmadan ilacın kesilmesine karşı uyarılmalıdır. Bronkospastik olan hastalar beta bloker almamalıdır. Diğer antihipertansiflere cevap vermeyen veya tolere edemeyen hastalarda dikkatli uygulanmalıdır. Beta1 selektivitesi mutlak olmadığından, mümkün olan en düşük dozu kullanılmalı ve beta2 stimülan ajan (bronkodilatör) eklenmelidir. Cerrahi öncesi hastaların büyük çoğunluğunda beta bloker ilaçları kesmek tercih edilmemektedir. Fakat, miyokardı deprese eden anestezik ilaçların kullanımı esnasında dikkat edilmelidir. Diyabetik hastalarda dikkatli kullanılabilir. Beta blokerler hipoglisemiye bağlı oluşan taşikardiyi maskeleyebilir fakat sersemlik ve terleme gibi diğer belirtiler belirgin şekilde etkilenmez. Diyabetik hastalarda insülin ihtiyacı değişebilir, latent diyabet klortalidon uygulaması esnasında belirgin hale geçebilir. Beta adrenerjik blokaj hipertiroidizmin belirli klinik belirtilerini (örn. taşikardi) maskeleyebilir. Uzun süreli tiyazid tedavisi alan bazı hastalarda paratiroid bezlerde patolojik değişiklikler ile birlikte hiperkalsemi ve hipofosfatemi gözlenmiştir. Tiyazid tedavisi alan belirli hastalarda hiperürisemi oluşabilir veya akut gut meydana gelebilir. Periferik arteriyel dolaşım bozukluklarını şiddetlendirebilir. Olası elektrolit dengesizliğini bulmak için periyodik olarak serum elektrolitleri bakılmalıdır. Ciddi siroz varlığında veya kortikosteroid veya ACTH’ın birlikte kullanımında hipokalemi gelişebilir. Atenolol, gebe kadına uygulandığında, fetal zarara yol açabilir. Atenolol plasenta bariyerini aşar ve kord kanında bulunur. Gebeliğin 2. trimesterinden sonra atenololun uygulanması düşük doğum ağırlıklı bebeklerin doğumuna yol açmıştır. İlk trimesterde atenolol kullanımı ile ilgili hiçbir çalışma yapılmamıştır ve fetal hasar olasılığı ortadan kaldırılamaz. Plazma konsantrasyonu ile karşılaştırıldığında, atenolol anne sütüne 1.5-6.8 oranında geçer. Atenolol, emziren kadınlara verildiğinde, dikkatli olunmalıdır. Anne sütü ile beslenen bebeklerde klinik olarak önemli bradikardi bildirilmiştir. Pediyatrik hastalarda güvenilirlik ve etkinlik gösterilmemiştir.

Yan Etkileri:

Rapor edilen istenmeyen olgular, genellikle bileşenlerinin farmakolojik etkilerine bağlanabilir. Hiperürisemi, hipokalemi, glukoz tolerans bozukluğu, bradikardi, kalp yetmezliğinin kötüleşmesi, senkopla sonuçlanabilen postüral hipotansiyon, soğuk ekstremiteler, kalp bloğunun hızlanması, klaudikasyo intermittan, Raynaud fenomeni, konvüzyon, baş dönmesi, baş ağrısı, ruh hali değişiklikleri, kabuslar, psikozlar ve halüsinasyonlar, diğer beta-blokerlerle görülen tipte uyku bozuklukları, ağız kuruluğu, gastrointestinal rahatsızlıklar, bulantı, lökopeni, purpura, trombositopeni, alopesi, göz kuruluğu, psoriazis benzeri deri reaksiyonları, psoriazisin ağırlaşması, cilt döküntüleri, parestezi, geçmişinde astımla ilgili şikayetleri olan hastalarda veya bronşiyal astımı olan hastalarda bronkospazm, görme bozuklukları, yorgunluk; ANA’da (antinükleer antikor) artış gözlemlenmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Verapamil, diltiazem gibi negatif inotropik etkileri olan kalsiyum kanal blokerlerinin beta blokerlerle beraber kullanımı, özellikle ventriküler fonksiyon bozukluğu ve/veya sino-atriyal ya da atriyo-ventriküler ileti anomalileri olan hastalarda bu etkilerin artmasına neden olabilir. Bu, şiddetli hipotansiyon, bradikardi ve kardiyak yetmezlikle sonuçlanabilir. Kalsiyum kanal blokerleri ve beta blokerler diğerinin kesilmesinden sonraki 48 saat içinde damar içinden uygulanmamalıdır. Nifedipin gibi dihidropiridinlerle birlikte kullanımı, hipotansiyon riskini arttırabilir ve latent kardiyak yetmezliği olan hastalarda kardiyak yetmezlik oluşabilir. Dijitalis glikozidleri, beta blokerlerle ilişkili olarak atriyo-ventriküler ileti zamanını artırabilirler. Beta blokerler, klonidinin kesilmesini takip edebilen rebound hipertansiyonu kötüleştirebilir. İki ilaç beraber kullanılıyorsa, beta blokerler, klonidinin kesilmesinden birkaç gün önce azaltılmalıdır. Eğer klonidinin yerini beta bloker tedavisi alacaksa, beta blokerlerle tedaviye başlanması klonidinin kesilmesinden birkaç gün sonraya ertelenmelidir. Beta bloker, dizopiramid gibi 1. sınıf antiaritmik ajanlarla verildiğinde dikkatli olunmalıdır. Adrenalin gibi sempatomimetik ajanlarla beraber kullanımı, beta blokerlerin etkisini önleyebilir. İbuprofen, indometazin gibi prostaglandin sentetaz inhibitörü ilaçların beraber kullanımı, beta blokerlerin antihipertansif etkilerini azaltabilir. Lityum içeren preparatlar diüretiklerle beraber verilmemelidir. Çünkü diüretikler bu preparatların renal klirensini azaltabilirler. Anestetik ajanlar birlikte kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Anasteziyolog mümkün olan en az negatif inotropik etkiye sahip olan ajanı seçmelidir. Beta blokerlerin anestezik ilaçlarla kullanımı, refleks taşikardinin azalması ve hipotansiyon riskinin artmasıyla sonuçlanabilir. Miyokardial depresyona sebep olan anestezik ajanlar en çok kaçınılması gerekenlerdir.

DİDERAL Tablet İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

DİDERAL Tablet İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

Etken Madde(ler):

Propranolol HCI 40 mg

Piyasa Şekilleri:

50 tabletlik ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Hipertansiyonda başlangıçta 2×80 mg, idamede günde 160-320 mg. Angina, anksiyete, migren ve esansiyel tremorda başlangıçta 2-3×40 mg, hastadan alınan cevaba göre artırılır. Anginada optimal doz 120-240 mg/gün, anksiyete migren ve esansiyel tremorda 80-160 mg/gün. Disritmiler, anksiyeteye bağlı taşikardi, tirotoksikoz, hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatide 3-4×10-40 mg. Miyokard enfarktüsü sonrasında 5. ve 21. günler arasında başlanarak 2-3 gün süreyle, günde 4×40 mg, daha sonra 2×80 mg. Feokromositomada ameliyat öncesi 3 gün süreyle 60 mg/gün, malign olgularda 30 mg/gün olarak kullanılır.

Endikasyonları:

Bir Beta-bloker olarak esansiyel ve renal hipertansiyonun kontrolünde, angina pektorisin tedavisinde, akut miyokard enfarktüsü sonrasında uzun süre profilaktik olarak, kardiyak disritmilerinin çoğunda kontrol amacıyla, migren profilaksisinde, esansiyel tremorun tedavisinde, anksiyetenin ve anksiyeteye bağlı taşikardinin kontrolünde, tirotoksikoz ve tirotoksik krizin tedavisinde yardımcı olarak, hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopatinin tedavisinde, feokromositomanın tedavisinde (bir Alfa-blokerle birlikte) endikedir.

Kontrendikasyonları:

İkinci veya üçüncü derece kalp blokunda kullanılmamalıdır. Kardiyojenik şoktaki hastalarda kullanılmamalıdır. Bronkospazm geçirmiş kişilerde, uzun süre aç kalanlarda ve metabolik asidozlu hastalarda kullanılmamalıdır.

Uyarılar:

Kardiyak rezervi zayıf olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Belirgin kalp yetmezliği olan kişilerde Beta-bloker kullanmaktan kaçınılmalıdır. Ancak kalp yetmezliği belirtileri kontrol altına alınmış hastalarda kullanılabilir. Tirotoksikoza bağlı kalp yetmezliği genellikle sadece propranolola yanıt vermektedir ancak aynı zamanda başka istenmeyen faktörler de varsa miyokardın kasılması sağlanmalı ve yetmezlik belirtileri dijital ve diüretiklerle kontrol altında tutulmalıdır. Beta-blokerlerin farmakolojik özelliklerinden biri de kalp atım hızını azaltmaktır. Semptomların kalp atım hızının yavaşlığına bağlı görüldüğü nadir olgularda doz azaltılabilir. Propranolol hipoglisemiye bağlı taşikardiyi modifiye eder. Diyabetli hastalarda hipoglisemi tedavisiyle birlikte propranolol kullanırken dikkatli olunmalıdır. Propranolol, insüline alınan hipoglisemik yanıtı geciktirebilir. İskemik kalp hastalığı olan kişilerde diğer Beta-blokerlerle olduğu gibi tedavi aniden kesilmemelidir. Ya eşdeğer dozda başka bir Beta-bloker verilmeli ya da doz kademeli olarak azaltılarak propranolol tedavisine son verilmelidir. Propranololün teratojenik olduğunu gösteren bir bulgu olmamakla birlikte, çok gerekli olmadıkça gebelerde kul-lanılmamalıdır. Propranolol anne sütünde bir miktar birikmektedir. Ancak, anne sütüyle beslenen bir bebek ilacı çok az miktarda aldığından istenmeyen etkilere neden olması beklenmez.

Yan Etkileri:

Genellikle iyi tolere edilir. Ekstremitelerde soğukluk, bulantı, diyare, uyku bozuklukları, bitkinlik ve kas yorgunluğu gibi yan etkiler geçicidir. Bazı olgularda ellerde parestezi bildirilmiştir. Nadir olgularda bradikardi, trombositopeni, purpura ve halusinasyonlar gibi SSS semptomları saptanmıştır. Beta-adrenerjik blokerlerin kullanımına bağlı olarak deride kızarıklık ve/veya gözlerde kuruluk bildirilmiştir. Bu yan etkiler çok az kişide bildirilmiş olup çoğunda tedaviye son verildiğinde semptomlar ortadan kalkmıştır. Eğer bu reaksiyonlar başka bir nedene bağlı değilse tedavinin durdurulması düşünülmelidir. Bir Beta-blokerle yapılan tedaviye son verilirken bu, kademeli olarak gerçekleştirilmelidir. Bradikardi ve hipotansiyon şeklinde bir tahammülsüzlük görülürse, tedavi durdurulmalı ve eğer gerekiyorsa uygun tedavi yapılmalıdır.

İlaç Etkileşimleri:

I. grup antidisritmik maddelerle örneğin disopiramid, Beta-blokerler verilirken dikkatli olunmalıdır. Ventriküler fonksiyonu yetersiz olan kişilerde verapamille birlikte Beta-bloker kullanırken dikkatli olunmalıdır. İletim anomalisi olan kişilerde bu kombinasyon kullanılmamalıdır. Bu iki ilaçtan birisinin kullanımı durdurulduktan sonra 48 saat içinde diğeri i.v. olarak uygulanmama-lıdır. Beta-bloker kullanan hastalara adrenalin içeren müstahzarları parenteral uygularken dikkat edilmelidir çünkü nadir olgularda vazokonstriksiyon, hipertansiyon ve bradikardi oluşabilir. Hastaları klonidinden Beta-blokerlere geçirirken dikkatli olunmalıdır. Eğer Beta-bloker ve klonidin birlikte kullanılıyorsa Beta-bloker tedavisine son verildikten sonra klonidin uygulamasına bir süre daha devam edilmelidir. Hastaların çoğunda Beta-bloker kullanımının cerrahi müdahale öncesinde durdurulması önerilmez. Ancak eter, siklopropan ve trikloroetilen gibi anestetik ajanları kullanırken dikkatli olunmalıdır. Vagal baskı oluşursa atropin (1-2 mg, i.v.) ile düzeltilebilir.

BETOPTIC S %2.5 Oftalmik Süspansiyon İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

BETOPTIC S %2.5 Oftalmik Süspansiyon İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

Etken Madde(ler):

Betaksolol hidroklorür 2.8 mg/ml

Piyasa Şekilleri:

5 ml’lik damlalıklı şişelerde.

Kullanım Şekli:

Kullanmadan önce iyice çalkalanmalıdır. Önerilen doz: Günde iki kez hasta olan göze bir veya iki damla %0.25′lik Betoptic-S oftalmik süspansiyon uygulamasıdır. Bazı hastalarda Betoptic-S süspansiyonunun göz içi basıncını düşürüp stabil hale getirmesi birkaç hafta sürebilir. Eğer hastaların göz içi basınçları istenilen şekilde kontrol edilemezse, pilokarpin veya diğer miyotikler ve/veya epinefrin ve/veya karbonik anhidraz inhibitörleri tedaviye eklenebilir.

Endikasyonları:

Betaksolol, kardiyoselektif (Beta-1 adrenerjik) reseptör blokeridir. İntraoküler basınç azaltıcı etkiye sahiptir. Kronik açık açılı glokomlu hastalar, yüksek intraoküler basınçlı (oküler hipertansif) hastalar, beraberinde solunum yolu hastalığı da bulunan glokomlu veya oküler hipertansiyonlu hastalar, çeşitli ilaçlarla antiglokom tedavi gören glokomlu veya oküler hipertansiyonlu hastaların tedavisinde endikedir.

Kontrendikasyonları:

Betaksolola karşı aşırı duyarlılığı olanlarda, birinci derece bloktan daha ağır sinüs bradikardisi olan hastalarda, kardiyojenik şok veya belirgin kalp yetmezliği öyküsü bulunan hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:

Oral veya başka yoldan Beta-adrenerjik bloker bir ilaç kullanan hastalar gerek intraoküler basınç, gerekse beta blokaja bağlı bilinen olası sistemik additif etkiler açısından izlenmelidir. Diyabetle (özellikle labil diyabette) veya tireotoksikozis gelişebilme olasılığı bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Beta-adrenerjik bloker ilaçların, genel anesteziden önce, gerektiğinde uygulanacak medikasyonla elde edilmesi beklenen Beta-adrenerjik refleksif sempatetik stimuluslara karşı kalbin yanıt verme yeteneğini azaltması nedeniyle geçici olarak kesilmesi gerektiği göz önünde tutulmalıdır. Pulmoner: Reaktif solunum yolu hastalığı bulunanlarda kardiyoselektif bir Beta-bloker olan betaksolol oftalmik solüsyonu ancak son derece düşük bir pulmoner etki gösterir. Bununla beraber, pulmoner fonksiyonları çok bozuk hastaların tedavisi sırasında gerekli önlemler alınmış olmalıdır. Oküler: Dar açılı glokomlu hastalarda acil tedavide hedef, bir miyotik ilaç ile pupil konstriksiyonu sağlayarak tıkanıklığı yeniden açmaktır. Betoksololun pupil üzerine bir etkisi yoktur. Bu nedenle betaksolol oftalmik solüsyonu, dar açılı glokom tedavisinde yükselmiş intraoküler basıncın azaltılması için bir miyotik ilaçla birlikte kullanılmalıdır. Gebelik ve emzirme dönemindeki kadınlarda, ancak beklenen yararlılığın olası risklerden üstün olması durumunda kullanılmalıdır. Çocuklarda yararlılık ve güvenilirliği gösteren çalışmalar mevcut değildir.

Yan Etkileri:

Bazı hastalarda göze damlatılması sırasında kısa süreli rahatsızlık olabilmektedir ve nadiren gözde yaşarma bildirilmiştir. Çok nadir olarak korneal duyarlılıkta azalma, eritem, kaşınma hissi, korneal batma-yanma, keratit, anizokori ve fotofobi; lokal uygulamanın ardından çok nadiren insomnia ve depresif nöroz gibi sistemik yan etkiler bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Her ne kadar betaksolol oftalmik olarak tek başına kullanıldğında pupil genişliği üzerinde çok az veya hiçbir etki göstermezse de, epinefrinin eşzamanlı olarak kullanılması sırasında nadir de olsa midriyazis geliştiği bildirilmiştir. Rezerpin gibi katekolamin deplase edici ilaçlarla tedavi gören hastalarda bir Beta-blokerin kullanılması gerekiyorsa additif etki ve hipotansiyon ve/veya bradikardi gelişebilme olasılığı nedeniyle bu hastaların dikkatle izlenmeleri önerilir. Eşzamanlı adrenerjik psikotropik ilaç kullanan hastalarda gereken önlemler alınmış olmalıdır.

Fludarabin fosfat etkin maddesi ve ilaçları

Fludarabin fosfat etkin maddesi ve ilaçları

ATC SINIFLAMASI - L - ANTİNEOPLASTİK VE İMMÜNOMODÜLATÖR AJANLAR
L01 ANTİNEOPLASTİKLER
L01B ANTİMETABOLİTLER
L01BB Pürin analogları
L01BB05 fludarabin fosfat

KISITLAMALAR

Kanser ilaçları verilme ilkeleri
a) Ayaktan kemoterapi yapılacak kanserli hastalara tedavi protokolünü gösterir ilaç kullanım raporuna dayanılarak kür tanımına uyacak tedavi uygulanıyor ise bir kürlük, kür tanımına uymayan tedavi uygulanıyor ise en fazla 3 aylık dozda ilaç verilebilir. ((c) bendinin birinci fıkrasında bulunan ilaçlar için uzman hekim raporu, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen ilaçlar için ise sağlık kurulu raporu düzenlenecektir.)
Kanser tedavisinde kullanılacak hormonlar ve hormon antagonistleri ile maligniteye bağlı metastatik olgularda kullanılan yardımcı ilaçlar, tedavi protokolünü gösterir ilaç kullanım raporuna dayanılarak 3 aylık dozlarda verilebilir.
b) Sağlık Bakanlığı tarafından, endikasyon dışı kemoterapi kullanımında, tedavi protokolünü ve daha önce uygulanan kemoterapi dahil diğer tedavileri de gösteren tıbbi onkoloji veya çocuk onkolojisi (hematolojik maligniteler için tıbbi onkoloji, çocuk onkolojisi, hematoloji veya çocuk hematolojisi) uzman hekimlerinden birinin bulunduğu sağlık kurulu raporu aranır.
c) Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların bedellerinin ödemesinde aşağıdaki esaslar uygulanacaktır:
1) Tedavi protokolünü gösteren ilaç kullanım raporuna dayanılarak kullanılan ilaçlar: Adriamisin, asparaginaz, bleomisin, busulfan, dakarbazin, daktinomisin, daunorubisin, epirubisin, estramustin, etoposid, fluorourasil, folinik asit, ifosfamid, hidroksiüre, karboplatin, karmustin, klorambusil, lomustin, metotreksat, melfalan, merkaptourin, mesna, mitoksantron, mitomisin, prokarbazin, siklofosfamid, sisplatin, sitozin arabinosid, streptozosin, tamoksifen, tioguanin, tiotepa, vinblastin, vinkristin.
Bu ilaçların endikasyon dışı kullanımı için Sağlık Bakanlığı izni aranmaz.
2) Üç uzman hekim tarafından düzenlenen ve tedavi protokolünü gösterir sağlık kurulu raporuna dayanılarak sadece ruhsatlı endikasyon alanlarında kullanılabilen ilaçlar: Amifostin, anagrelid, anastrazol, bikalutamid, buserelin, dosetaksel,eksemestan, filgrastim, fludarabin, flutamid, fotemustin, FUDR, gemsitabin, goserelin, idarubisin, interferon alfa 2a-2b, irinotekan, kapesitabin, kladribin, klodronat, lenograstim, letrozol, lipozomal doksorubisin, löprolid asetat, medroksiprogesteron asetat, paklitaksel, pamidronat, pemetreksed, pentostatin, raltidreksed, oksaliplatin, siproteron asetat, tegafur-urasil, topotekan, tretinoin, triptorelin asetat, vinorelbin, (vinorelbin tartaratın oral formları kür protokolünde belirtilmesi ve tedaviye enjektabl form ile başlanması şartıyla tedavinin 8 inci günü oral formları maksimum 120 mg/21 gün dozda kullanılır.) zolendronik asit.İbandronik Asit.
3) Tıbbi onkoloji, çocuk onkolojisi, hematoloji veya çocuk hematolojisi uzman hekimlerinin bulunduğu hastanelerde bu uzman hekimlerden en az birinin yer aldığı, bu uzman hekimlerden hiçbirinin bulunmadığı eğitim ve araştırma hastanelerinde ise hastalıkla ilgili branşlardaki uzman hekimlerce düzenlenmiş ve tedavi protokolünü gösterir sağlık kurulu raporuna dayanılarak sadece ruhsatlı endikasyon alanlarında kullanılabilen ilaçlar; Alemtuzumab, bevasizumab, bortezomib, darbepoetin, eritropoietin alfa-beta, erlotinib, fulvestrant, gefinitib, ibritumomab tiuksetan, interleukin-2, imatinib, imiquimod, okreotid, rituksimab, setuksimab, talidomid, temozolomid, trastuzumab,azasitidin.
Alemtuzumab: Kemik iliği tutulumu gösterir biyopsi sonucuyla, yeterli doz ve sürede alkilleyici ajanlar alan ve fludarabin fosfat kürlerini tamamlayan yada fludarabin temelli kombinasyon rejimlerine kesin olarak dirençli hale gelmiş (Evre III veya Evre IV Kronik Lenfoid Lösemi-KLL) hastalarında hematoloji uzman hekiminin yer aldığı sağlık kurulu raporunda belirtilmesi şartıyla, sekiz haftalık tedaviyle cevap alınması durumunda raporda belirtilmesi koşuluyla tedavinin on iki haftaya kadar uzatılabilmesi, cevap alınamaması durumunda ise tedavinin sekiz haftayla sınırlandırılması, bu rapora istinaden hematoloji veya tıbbi onkoloji uzman hekimlerince reçete edilebilir.
Fulvestrant: Doğal veya yapay postmenapozal kadınlarda, lokal veya metastaz yapmış hormon reseptör pozitif meme kanserinde, endokrin tedaviden (anastrozol, tamoksifen) sonra ilerlemeye devam etmiş hastalarda, hazırlanan raporda bunların belirtilmesi koşuluyla reçete edilebilir.
Kanser tedavisindeki ilaç kullanım raporlarında tedavi protokolü ve teşhise esas teşkil eden patoloji veya sitoloji raporunun merkezi, tarihi ve numarası, (patoloji veya sitolojik inceleme yapılamamış ise teşhise esas teşkil eden bilgiler içeren bir epikriz) evre veya risk grubu, varsa daha önce uygulanan kemoterapiler bulunmalıdır.
Rituksimab: Nükseden veya kemorezistan CD20 pozitif foliküler lenfoma, diffüz büyük B hücreli lenfoma, mantle hücreli lenfoma teşhisi konmuş hastaların tedavisinde, evre III veya evre IV CD20 pozitif foliküler lenfomalı hastalarda CVP (siklofosfomid, vinkristin, prednisolon) tedavisine ek olarak, CD20 pozitif diffüz büyük B hücreli lenfomada CHOP kemoterapi şemasına ek olarak kullanımı endikedir. Yukarıda bahsedilen foliküler lenfoma ve mantle hücreli lenfomada maksimum 8 doza kadar kullanımı halinde geri ödenir. Bu iki durumda rituximab kullanımına cevap veren ancak progresif hastalık gelişen vakalarda ilave olarak 4 doz daha kullanılabilir. CD20 pozitif diffüz büyük B hücreli lenfomada maksimum 8 doza kadar geri ödenir.
İbritumomab tiuksetan: terapötik rejiminin bir parçası olarak kullanıldığında maksimum iki doza kadar geri ödenir.
Imatinib: Tıbbi onkoloji veya hematoloji uzman hekimlerinden biri tarafından düzenlenen en fazla 6 ay süreli ilaç kullanım raporu ile bu uzman hekimler tarafından reçete edilir.
Oktreotid ve lanreotid: akromegali tedavisinde endokrinoloji ve metabolizma uzman hekimlerince reçete edilir.
Temozolomid: Radyoterapi ile birlikte ve/veya sonrası kullanımında radyasyon onkolojisi uzman hekiminin bulunduğu sağlık kurulu raporuna dayanılarak reçete edilir.
Azasitidin: Kemik iliği blast oranının %5 in üzerinde artmış olduğunun belirtildiği, içinde en az bir hematoloji uzmanının bulunduğu heyet tarafından düzenlenen ve 6 ay süre ile geçerli sağlık kurulu raporu ile 18 yaş üstü hastalarda kullanılmak üzere hematoloji uzmanı tarafından en fazla birer (1er) aylık tedavi miktarında reçete edilebilir.
4) Yukarıda isimleri veya endikasyonu belirtilmeyen kemoterapi ilaçlarının ödemesinde bu bendin 3. fıkra hükümleri uygulanır.
5) Söz konusu ilaçların yatan hastalar için reçete edilmek suretiyle hastane dışından temin edilmesi halinde de bu hükümler geçerlidir.

Vinorelbin tartaratın oral formları kür protokolünde belirtilmesi ve tedaviye enjektabl form ile başlanması şartıyla tedavinin 8 inci günü oral formları maksimum 120 mg/21 gün dozda kullanılır.

ETKİN MADDE HAKKINDA KISA BİLGİ

Fludarabin fosfat ATC; L01BB05

Pürin analoğu antimetabolit antineoplastik.

Bu etkin maddeyi içeren ilaçlar :

fludara 10 mg 15 film tablet - SCHERING ALMAN 677,40 YTL .
fludara 10 mg 20 film tablet - SCHERING ALMAN 894,13 YTL .
fludara 50 mg 5 flakon - SCHERING ALMAN 1.319,09 YTL .

64 Sayfa: [1] 2 3 4 » ... Son Sayfa »