hipotansiyon
lahana hapı

ULTIVA IV Flakon (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

ULTIVA IV Flakon (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan

Önemli:

Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):

Remifentanil hidroklorür

Piyasa Şekilleri:

1 mg/3 ml: 3 ml’lik 5 i.v. flakon, 5 mg/10 ml: 10 ml’lik 5 i.v. flakon, 2 mg/5 ml: 5 ml’lik 5 i.v. flakon içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Sadece, solunum ve kalp fonksiyonlarını izlemek ve desteklemek için yeterli donanıma sahip yerlerde ve anestezik ilaçların kullanımı, solunum ve kalbin canlandırılması dahil potent opioidlerin beklenen yan etkilerini tanıyıp müdahale etme konusunda özel olarak eğitilmiş kişiler tarafından uygulanmalıdır. Böyle bir eğitim hastanın solunum yollarının açılması ve solunum yollarının açıklığının sürdürülmesini içine almalıdır. Sadece intravenöz kullanım içindir. Genel anestezi için tavsiye edilen seyreltme 50 mcg/ml’dir. İndüksiyonda bolus infüzyon olarak verildiğinde en az 30 saniyelik bir süre içinde uygulanmalıdır. Anestezinin aşırı derinliğini önlemek için izofluran ve propofol uygulanmalıdır. Anestezi indüksiyonu: Anestezi indüksiyonunda propofol, tiopental ya da izofluran gibi hipnotik bir madde ile uygulanmalıdır. 1 mcg/kg’lık başlangıç bolus infüzyonu yapılarak ya da başlangıç infüzyonu yapılmadan, en az 30 saniyelik bir süre içinde, 0.5-1 mcg/kg/dakikalık infüzyon hızıyla uygulanabilir. Remifentanilin etkisinin hızla başlaması ve kısa süre devam etmesi nedeniyle, anestezi sırasında uygulama hızı, istenilen mu-opioid cevaba ulaşmak için her 2-5 dakikada bir  %25-50′lik aralıklarla aşağı ya da %25-100′lük aralıklarla yukarı ayarlanabilir. Hafif anesteziye cevap olarak her 2-5 dakikada takviye bolus infüzyonlar uygulanabilir. Spontan ventilasyonlu anestezide solunum depresyonu oluşumu muhtemeldir. Anestezinin indüksiyonu ve devam ettirilmesi için tavsiye edilen başlangıç infüzyon hızı etki elde edilene kadar artırılmak üzere 0.04 mcg/kg/dak.’dır. Bolus enjeksiyon önerilmez. Operasyon tamamlanmadan önce daha uzun süre etkili analjezinin sağlanamaması durumunda, analjezinin sürdürülmesi için, daha uzun etkili analjezininin maksimum etkisine ulaşılıncaya kadar, hemen postoperatif dönem sırasında uygulamanın devam etmesine ihtiyaç duyulabilir. Ventilasyonlu hastalarda etkiye göre ayarlanarak devam edilmelidir. Spontan  nefes alıp veren hastalarda, infüzyon hızı başlangıçta 0.1 mcg/kg/dak.’ya azaltılmalıdır. Daha sonra, infüzyon hızı, hastanın analjezi ve solunum hızı seviyesini dengelemek üzere her beş dakikada 0.025 mcg/kg/dak.’dan daha yüksek olmayacak şekilde artırılabilir ya da azaltılabilir. Spontan nefes alıp veren hastalarda postoperatif periyod sırasında ağrının giderilmesi amacıyla remifentanilin  bolus enjektabl şeklinde kullanımı önerilmez. 2-12 yaş arasındaki çocuklarda herhangi bir doz önerisinde bulunmak için yeterli veri mevcut değildir. 65 yaşın üzerindeki hastalarda remifentanilin başlangıç dozu erişkinler için önerilen dozun yarısı kadar olmalı ve doz hastanın bireysel ihtiyacına göre ayarlanmalıdır.  Obez hastalarda doz azaltılmalıdır. Bu popülasyonda remifentanilin dağılım hacmi ve klirensi gerçek vücut ağırlığına göre ideal vücut ağırlığı ile daha iyi korelasyon gösterdiğinden, doz ideal vücut ağırlığına dayandırılmalıdır. Böbrek yetmezliği bulunan hastalarda doz ayarlaması gerekmez. Karaciğer yetmezliği bulunan hastalar dikkatle izlenmeli ve remifentanil dozu hastanın bireysel ihtiyacına göre belirlenip ayarlanmalıdır. Kalp cerrahisine alınacak hastalardaki remifentanil ile klinik deneyimler koroner arter by-pass grefti ile sınırlıdır. Bu araştırmalarda başlangıç dozu olarak 1-3 mcg/kg/dak. kullanılmıştır. ASA III/IV hastaları: Uygulamada dikkat edilmelidir. Bu nedenle, dozda başlangıçta azaltma, daha sonra etkiye göre ayarlama önerilir. Ringer Laktat Enjeksiyonu ve Ringer Laktat ve %5 Dekstroz Enjeksiyonu ile karıştırılmamalıdır. Propofol ile aynı intravenöz çözelti içinde karıştırılmamalıdır. Kan/serum/plazma ile aynı intravenöz hat içinde uygulanmamalıdır. Kanda bulunan nonspesifik esterazlar remifentanilin inaktif metabolitlere hidrolizine neden olabilirler.  Uygulanmadan önce diğer terapötik ajanlarla karıştırılmamalıdır.

Endikasyonları:

Analjezik ajan olarak, genel anestezinin indüksiyonu ve/veya devamı sırasında ve aynı zamanda yakın gözetim altında, daha uzun süre etkili analjeziye geçiş sırasında, analjezinin hemen postoperatif periyoda devamı için kullanılır.

Kontrendikasyonları:

Formülasyonunda glisin bulunduğu için epidural ve intratekal kullanımı kontrendikedir. Preparatın bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine ve diğer fentanil analoglarına aşırı duyarlı olduğu bilinen kişilerde kontrendikedir.

Uyarılar:

Sadece solunum ve kalp fonksiyonlarının izlenmesi ve desteklenmesi için yeterli donanım bulunduğunda ve anestezik ilaçların kullanımı, solunum ve kalbin canlandırılması dahil potent opioidlerin beklenen advers etkilerini tanıyıp müdahale etme konusunda özel olarak eğitilmiş kişiler tarafından uygulanmalıdır. Bütün opioidlerde olduğu gibi, remifentanilin genel anestezide tek ajan olarak kullanımı önerilmez. Tavsiye edilen dozlarda kullanımıyla kas sertliği meydana gelebilir. Bolus infüzyon, en az 30 saniyelik bir sürede uygulanmalıdır. Anestezi indüksiyonu sırasında meydana gelen aşırı kas sertliği nöromüsküler bloke edici bir ajanın ve/veya ek olarak hipnotik ajanların uygulanmasıyla tedavi edilmelidir. Bütün potent opioidlerde olduğu gibi, ani analjezi belirgin bir solunum depresyonuna eşlik eder. Solunum depresyonunun görünüşü, infüzyon hızının %50 azaltılması ya da infüzyonun geçici olarak durdurulmasını içine almak üzere uygun şekilde kontrol altına alınmalıdır. Hipotansiyon ve bradikardi infüzyon hızının ya da aynı zamanda uygulanan anestezik dozunun azaltılmasıyla ya da uygun antikolinerjik, vazopresör ajanlar, i.v. sıvıların kullanımıyla kontrol altına alınabilir. Kuvvetten düşmüş, hipovolemik ve yaşlı hastalar remifentanilin kardiyovasküler etkilerine karşı daha duyarlı olabilirler. Postoperatif ağrı beklenen cerrahi operasyona alınan hastalarda ilacın kesilmesinden önce veya kesilmesinden hemen sonra analjezikler uygulanabilir. İlaç hızlı akışlı i.v. hata uygulanmalı; ya da kalan ilacın yeterli şekilde temizlendiği veya ilacın uygulanmasını takiben uzaklaştırılan, sadece ilaca ayrılmış bir i.v. hat kullanılmalıdır. İlaç alışkanlığı: Diğer opioidlerde olduğu gibi, remifentanil bağımlılık meydana getirebilir. Gebelik ve emzirme döneminde kullanımı konusunda çalışma yoktur. Remifentanilin sezaryan ya da normal doğum sırasında kullanımı için yeterli veri bulunmamaktadır. Remifentanil plasentayı geçer ve fentanil analogları bebekte solunum depresyonuna neden olabilir.

Yan Etkileri:

Remifentanil ile ilgili olarak en yaygın görülen advers etkiler mu-opioid agonist farmakolojisinin direkt uzantısıdır. Remifentanilin tavsiye edilen dozlarda verilmesiyle görülen yan etkiler ve insidansları: Çok yaygın (> ya da =%10): Bulantı, kusma, hipotansiyon, iskelet kaslarında sertlik. Yaygın (> ya da =%1 ve <%10): Postoperatif titreme, bradikardi, akut solunum depresyonu, apne. Seyrek (> ya da =%0.1 ve <%1): Hipoksi, konstipasyon. Nadir (<%0.1): Sedasyon.

İlaç Etkileşimleri:

Remifentanil, plazmakolinesteraz tarafından metabolize edilmez; bu nedenle, bu ilaçlarla metabolize olan ilaçlarla etkileşimi beklenmez. Diğer opioidlerde olduğu gibi, remifentanil, inhalasyon ve i.v. anesteziklerinin  ve benzodiazepinlerin anestezi için gereken miktarlarını ve dozlarını azaltır.  Birarada kullanılan SSS depresanı ilaçların dozu azaltılmazsa, hastalarda bu ilaçlarla ilgili yan etki insidansında artış görülebilir.

PETHIDINE Antigen Ampul (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

PETHIDINE Antigen Ampul (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

Üretici firma: Filiz Ecza

Etken Madde(ler):

Pethidin 50 mg/ml

Piyasa Şekilleri:

2 ml’lik 10 ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Pethidine Antigen, i.v., i.m. veya s.c. yolla uygulanır. Yetişkinlerde: Subkütan veya intramusküler uygulamada ortalama doz 25-100 mg, yavas i.v. uygulamada genel olarak doz miktarı 25-50 mg’dır. Eğer ihtiyaç duyulursa bu dozlar her 4 saatte bir tekrarlanabilir. Yaşlı ve Düşkün Hastalarda: Başlangıç dozu 25 mg’ı geçmemelidir. Çocuklarda: İntramusküIer uygulamada uygulanan genel doz 0.5-2 mg/kg’dır. Eğer ihtiyaç duyulursa dozlar her 4 saatte bir tekrarlanabilir.

Endikasyonları:

Değişik etiyolojili şiddetli ağrılar, gastrointestinal ve ürojenital yolların koliklerinde (safra kesesi ve safra kanalı kolikleri hariç). Miyokard enfarktüsü, pulmoner ödem. Preoperatif analjezik olarak. Doğumda: ağrıyı azaltmak, servikal dilatasyon ve plasenta gelişi fazınının süresini kısaltmak, uterus ağzı sertliği ve spazmlarında, spazmodik doğum ve baş gelişi esnasındaki ağrıda.

Kontrendikasyonları:

0-2.5 yaş arası bebeklerde, astım ve amfizem gibi solunum hastalıklarında, karaciğer bozukluğunda ve kafa travmasında kontrendikedir.

Yan Etkileri:

Solunum güçlüğü, bulantı, kusma, iştah kaybı, hipotansiyon, ölü doğum, kabızlık, idrar retansiyonu, idrarda güçlük ve çeşitli allerjik reaksiyonlar gibi yan etkiler görülebilir. Alışkanlık yapabilir.

İlaç Etkileşimleri:

MAO inhibitörleri ve oral kontraseptiflerle birlikte kullanılmamalıdır.

ACTIQ Pastil (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

ACTIQ Pastil (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

Üretici firma: Genesis

Önemli:

Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):

Fentanil

Piyasa Şekilleri:

400 mcg: 3 pastil ve her pastil için üzerinde 400 mcg yazılı bir oromukozal aplikatör, 200 mcg: 3 pastil ve her pastil için üzerinde 200 mcg yazılı bir oromukozal aplikatör, 800 mcg: 3 pastil ve her pastil için üzerinde 800 mcg yazılı bir oromukozal aplikatör içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Actiq, oromukozal kullanım için tasarlanmıştır; aplikatörü aracılığıyla ağızda dolaştırılarak emilmelidir. Böylelikle mukozal temas maksimize edilmiş olur. Preparat çiğnenmemelidir, emilmelidir, çünkü fentanilin bukkal mukoza tarafından emilimi, gastrointestinal yoldan sistemik emilimine oranla daha hızlıdır. Ağzı kuru olan hastalarda bukkal mukozanın nemlendirilmesi için su kullanılabilir. Preparat 15 dakikalık bir süre içinde tüketilmelidir. Ağız içindeki preparat tamamen bitmeden aşırı opioid etki gözlenmesi durumunda aplikatör hemen çıkarılmalı ve daha sonraki dozların azaltılması konusu dikkate alınmalıdır. Doz titrasyonu ve idame tedavisi: Opioide bağlı yan etkilerin riskini azaltmak ve en uygun dozu belirlemek için titrasyon işlemi sırasında hastanın profesyonel sağlık personeli tarafından yakından izlenmesi gerekir. Preparatın kullanılmayan bölümü uygun bir şekilde atılmalıdır. Dozaj bireysel olarak titre edilmelidir. Titrasyon: Titre edilmeden önce, hastaların sürekli ağrıları opioid tedavisi yoluyla kontrol altında tutuluyor olmalı ve hastalar günde 4 kezden fazla ani ağrı krizi yaşamamış olmalıdır. Tedavide başlangıç dozu 200 mcg olmalıdır; gerektiğinde 200, 400 ve 800 mcg kullanılarak dozaj ayarlanır. Hastalarda dozaj, ani ve şiddetli bir ağrı krizine karşı, belirli bir dozda kabul edilebilir yan etkilerde uygun analjezi sağlanana kadar dikkatle izlenerek arttırılmalıdır. Titrasyon sırasında, hastanın bir doz Actiq kullanmasından 15 dakika sonra uygun analjezi elde edilemezse, aynı doz bir kez daha verilebilir. Ancak tek bir ağrı krizi için iki defadan fazla doz kullanılmamalıdır. 1600 mcg’lik uygulamada nadiren ikinci bir doza ihtiyaç duyulur. Birbirini takip eden ani ve şiddetli ağrı krizlerinde, kriz başına birden fazla doza ihtiyaç duyuluyorsa dozun arttırılarak, bir yüksek dozdaki preparatın kullanılması gerekebilir. İdame dozu: Uygun bir doz belirlendikten sonra (ortalama olarak, bir kriz tek bir dozaj formuyla tedavi edilebildiğinde), hasta bu dozla devam etmelidir ve günlük Actiq tüketimini en fazla 4 doz ile sınırlamalıdır. Dozun yeniden ayarlanması: Birbirini takip eden dört günden uzun bir süre boyunca günde dört ani ve şiddetli ağrı krizi yaşandığında, kalıcı ağrı için kullanılan uzun etkili opioid dozu tekrar değerlendirilmelidir. Uzun etkili opioid dozu arttırılırsa ani, şiddetli ağrıları tedavi etmek için kullanılan Actiq dozunun da tekrar gözden geçirilmesi gerekebilir. Tedavinin kesilmesi: Kalıcı ağrıları için kronik opioid tedavisine devam eden hastaların ani ve şiddetli ağrıları için Actiq’e gerek duyulmadığında, tedavi hemen kesilebilir. Opioid tedavisinin tamamen kesilmesinin gerektiği durumlarda, ani geri-çekilme görülmemesi için opioid dozunun azaltılarak kesilmesi sırasında kullanılan Actiq dozu da dikkate alınmalıdır. 16 yaşından küçük çocuklarda kullanımıyla ilgili uygun pozoloji ve güvenilirlik bilgisi bulunmamaktadır. Yaşlı hastaların intravenöz yoldan uygulanan fentanilin etkilerine karşı daha hassas oldukları gözlenmiştir. Bu nedenle yaşlılarda doz titrasyonunda özellikle dikkat edilmesi gerekir. Yaşlılarda fentanil eliminasyonu daha yavaştır ve terminal eliminasyon yarılanma süresi daha uzundur; bu nedenle etken madde birikimi olabilir ve bu da istenmeyen yan etki riskini arttırabilir. Yaşlılarda kullanımını araştırmak amacıyla klinik araştırmalar gerçekleştirilmemiştir. Ancak, klinik araştırmalarda 65 yaş üzeri hastalarda, ani başlangıçlı şiddetli ağrıların başarılı bir şekilde dindirilmesi için daha düşük dozların yeterli olduğu gözlenmiştir. Böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz ayarlama işleminin özellikle dikkatle gerçekleştirilmesi gerekir.

Endikasyonları:

Kronik ağrıları için opioid idame tedavisi uygulanmakta olan kanser vakalarında, aniden ortaya çıkan şiddetli ağrıların kontrol altına alınmasında endikedir. Bu ağrılar, normalde kontrol altına alınabilen inatçı ağrıların geçici alevlenmesidir.

Kontrendikasyonları:

Fentanil veya preparatın bileşimindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık durumunda, MAO inhibitörlerinin eşzamanlı kullanımı veya MAO inhibitörlerinin kullanımının bırakılmasından sonraki iki hafta içerisinde ve ileri derecede solunum depresyonu veya şiddetli obstrüktif akciğer hastalığında kontrendikedir.

Uyarılar:

Fentanil gibi opioidlerin tekrar tekrar uygulanması sonucunda tolerans ve fiziksel ve/veya psikolojik bağımlılık oluşabilir. Ancak tedavi amaçlı opioid kullanımı sonrasında iyatrojenik bağımlılık nadirdir. Bir hafta ya da daha uzun sürelerle günde minimum 60 mg morfin ya da saatte 50 mcg fentanil ya da eşdeğer analjezik dozda başka bir opioid madde kullanan hastalarda opioid toleransı geliştiği düşünülmelidir. Klinik açıdan önemli solunum depresyonu riski mevcuttur. Özellikle ileri derecede olmayan kronik akciğer yetmezliği veya kendilerini solunum depresyonuna iten başka bir rahatsızlığı olan hastalarda titrasyonu dikkatle yapılmalıdır. Ürün, hiç opioid kullanmamış hastalara verilmemelidir, çünkü solunum depresyonu riski yüksektir. Preparat, intrakranial basıncı yüksek hastalar veya bilinç kaybı olan hastalar gibi CO2 retansiyonunun intrakranial etkilerine karşı duyarlılık gösterme ihtimali olan hastalarda çok dikkatli uygulanmalıdır. Opioidler kafa travmalı hastalarda klinik seyri saptırabilir ve bu hastalarda yalnızca klinik durumun gerektirdiği zaman kullanılmalıdır. İntravenöz fentanil bradikardiye neden olabildiğinden, preparatın bradiaritmisi olan hastalarda dikkatle kullanılması önerilir. Karaciğer veya böbrek yetmezliği olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. İntravenöz olarak uygulandığında, metabolik klerens ve plazma proteinlerindeki değişikliklerden dolayı klerensinin değiştiği gözlenmiştir. Hipovolemisi ve hipotansiyonu olan hastalarda özellikle dikkat edilmelidir. Diyabetik hastalar preparatın karbonhidrat içeriği konusunda uyarılmalıdır. Gebelik kategorisi C’dir. Hayvanlarla yapılan çalışmalarda üremeye bağlı toksisiteye neden oldugu gözlenen fentanilin hamile kadınlarda kullanımı konusunda yeterli veri mevcut değildir. Opioid analjezikler neonatal solunum depresyonuna yol açabilir. Hamilelik sırasında uzun süreli kullanımda neonatal geri-çekilme bulguları oluşabilir. Kesin gerekli olmadığı sürece gebelerde kullanılmamalıdır. Doğum esnasında fentanil kullanımı önerilmemektedir çünkü fentanil plasentadan geçer ve fetüste solunum depresyonuna yol açabilir. Fentanil anne sütüne geçmektedir, bu nedenle çocuklarını emziren anneler, çocukta sedasyon ve/veya solunum depresyonu oluşma ihtimaline karşı preparatı kullanmamalıdır. Son fentanil kullanımının üzerinden en az 24 saat geçmeden emzirme işlemi tekrarlanmamalıdır.

Yan Etkileri:

Gözlenen advers etkiler tipik opioid yan etkilerdir. Çok sık >%10: Bulantı/kusma. Sık >%1-10: Asteni, baş ağrısı, kabızlık, dispepsi, anksiyete, sersemlik, baş dönmesi, ağızda kuruluk, uykusuzluk ya da uykuya meyil, dispne, kaşıntı, terleme, görme bozukluğu. Nadir >%0.1-1: Karında şişkinlik, karın ağrısı, kaza sonucu yaralanma, akşamdan kalma etkisi, vücutta genel kırgınlık durumu, hipotansiyon, taşikardi, vazodilatasyon, anoreksi, şelitis, disfaji, şişkinlik, gaz, jinjivit, dişetlerinde kanama, tükürük salgısının artması, intestinal tıkanıklık, sarılık, ağız ülserleri, stomatit, dil rahatsızlıkları, susama, koordinasyon bozukluğu, anormal rüyalar, anormal düşünme, ajitasyon, amnezi, ataksi, ağız çevresi parestezi, reflekslerde azalma, delüzyonlar, kişilik/kimlik kaybı, depresyon, duygusal instabilite, öfori, halüsinasyon, hiperestezi, hipokinezi, miyoklonik hareketler, stupor, astım, hipoventilasyon, farenjit, solunum yetmezliği, kızarıklık, ürtiker, tat alamama, üriner retansiyon.

İlaç Etkileşimleri:

Fentanil karaciğerde CYP3A4 izoenzimi ve intestinal mukoza tarafından metabolize edilir. Makrolid antibiyotikler gibi, CYP3A4′e karşı etkili inhibitörler, örneğin eritromisin, ketokonazol ve belirli proteaz inhibitörleri, örneğin ritonavir, oral yoldan alınan fentanilin biyoyararlanımını artırabilir ve sistemik klirensini düşürebilir, bu da daha fazla ve uzun opioid etkiye yol açabilir. Benzer bir etki CYP3A4′ü inhibe ettiği bilinen greyfurt suyunun birlikte tüketilmesi sonucunda da görülebilir. Bu nedenle fentanilin CYP3A4 inhibitörleriyle aynı anda verilmesi konusunda dikkatli davranılması önerilmektedir. Diğer opioidler, sedatifler veya hipnotikler, genel anestezikler, fenotiyazinler, sakinleştiriciler, çizgili kas gevşeticileri, sedatif etkili antihistaminikler dahil olmak üzere başka MSS depresanları ve alkolün kullanımı daha fazla depresan etki oluşmasına neden olabilir. Geri-çekilme bulguları, nalokson gibi opioid antagonist etkisi olan ilaçların veya agonist/antagonist karışımı analjeziklerin (örneğin pentazosin, butorfanol, buprenorfin, nalbufin) uygulanmasıyla bastırılabilir. Opioid analjezikler, araç veya makina kullanımı gibi gerçekleştirmesi potansiyel tehlike taşıyan işler için gerekli olan zihinsel ve/veya fiziksel gücü olumsuz etkileyebilir.

NYOLOL Oftalmik Jel İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

NYOLOL Oftalmik Jel İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri - Zararları - Faydaları

Üretici firma: Novartis

Etken Madde(ler):

Timolol maleat 1 mg/ml

Piyasa Şekilleri:

5 ml’lik polietilen şişelerde.

Kullanım Şekli:

Hasta olan göze günde 1 defa 1 damla damlatılır. Başka göz damlaları kullanılıyorsa, iki uygulama arasında en az 5 dakika ara olmalı ve diğer göz damlası daha önce damlatılmalıdır.

Endikasyonları:

İntraoküler basıncı düşürmede etkilidir. Oküler hipertansiyon, kronik geniş açılı glokom (afakik hastalar dahil) ve sekonder glokomun belirli durumlarında yükselmiş göz içi basıncını düşürerek etki gösterir.

Kontrendikasyonları:

Timolole karşı aşırı duyarlılık, bronşiyal astma, ağır kronik obstrüktif pulmoner rahatsızlıklar, sinüziyal bradikardiyle ikinci ve üçüncü derece AV blok, belirgin kalp yetmezliği, kardiyak şok durumlarında kontrendikedir.

Uyarılar:

Oftalmik timolol kullanımı sonucu beta blokerlere bağlı sistemik yan etkiler görülebilir. Beta blokerlerin sistemik kullanımının kontrendike olduğu bronşiyal astma, sinüs bradikardisi, kardiyojenik şok, ağır diyabetlik olgular, birinci dereceden yüksek AV blok gibi olgularda çok dikkatli kullanılmalıdır. Eğer kardiyak yetmezlik varsa tedaviye başlamadan önce kompanse edilmelidir. Anamnezinde ciddi kardiyak problemi olan hastalar periyodik olarak kontrol edilmeli, nabız hızları ve olası konjestif kalp yetmezliği belirtileri izlenmelidir. Oral beta blokerlerle tedavi edilen hastalarda, gerek göz içi basıncı ve gerekse sistemik etkiler yönünden olası additif etkilerin göz önünde bulundurulması gerekir. Eğer hasta başka oftalmik beta bloker kullanıyorsa, timolol diğer ilaçla yapılan son uygulamayı izleyen günde uygulanmaya başlanır. Hasta beta bloker olmayan oftalmik bir antiglokom müstahzarı kullanıyorsa, ilk gün bu ilaç standart olarak kullanılmaya devam edilirken timolol standart dozda tedaviye eklenir. Ertesi gün diğer ilaç tümüyle kesilir ve timololün oftalmik formuna devam edilir. Timololün diğer antiglokom müstahzarlarla kombine kullanıldığı durumlarda standart doza uyulur. Gebelerve emziren annelerde güvenli kullanımı henüz kanıtlanmadığından, yarar/zarar ilişkisi çok iyi değerlendirilmelidir. Süt veren annelerde kullanım sırasında emzirmeye son verilmelidir. Çocuklarda kullanım güvenliği ve etkinliği saptanmamıştır.

Yan Etkileri:

Timolol genelde iyi tolere edilir. Ender olarak oküler irritasyon belirtileri, konjunktivit, blefarit, bazı görme değişiklikleri, refraktiviteye ilişkin değişiklikler görülebilir. Daha nadir olarak aşırı duyarlılık, ürtiker, lokal ya da genel döküntüler rapor edilmiştir. Sistemik etkilerine çok ender rastlanmıştır. Bu etkiler hafif bradikardi, hipotansiyon, bronkospazm (özellikle astmatiklerde), konjestif kalp yetmezliği ve insülin kullanan diyabetiklerde hipoglisemik semptomların maskelenmesidir. Ayrıca ağız kuruluğu, baş ağrısı, anoreksi ve bulantı da bildirilmiştir.

İlaç Etkileşimleri:

Bazı durumlarda epinefrinle birlikte kullanıldığında midriyazis oluşabilir. Kalsiyum antagonistleri, sistemik beta blokerler ve katekolamin inhibitörlerinin etkilerini potansiyelize edebilir.