narkotik ilaçlar
lahana hapı

ACTIQ Pastil (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

ACTIQ Pastil (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

Üretici firma: Genesis

Önemli:

Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):

Fentanil

Piyasa Şekilleri:

400 mcg: 3 pastil ve her pastil için üzerinde 400 mcg yazılı bir oromukozal aplikatör, 200 mcg: 3 pastil ve her pastil için üzerinde 200 mcg yazılı bir oromukozal aplikatör, 800 mcg: 3 pastil ve her pastil için üzerinde 800 mcg yazılı bir oromukozal aplikatör içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Actiq, oromukozal kullanım için tasarlanmıştır; aplikatörü aracılığıyla ağızda dolaştırılarak emilmelidir. Böylelikle mukozal temas maksimize edilmiş olur. Preparat çiğnenmemelidir, emilmelidir, çünkü fentanilin bukkal mukoza tarafından emilimi, gastrointestinal yoldan sistemik emilimine oranla daha hızlıdır. Ağzı kuru olan hastalarda bukkal mukozanın nemlendirilmesi için su kullanılabilir. Preparat 15 dakikalık bir süre içinde tüketilmelidir. Ağız içindeki preparat tamamen bitmeden aşırı opioid etki gözlenmesi durumunda aplikatör hemen çıkarılmalı ve daha sonraki dozların azaltılması konusu dikkate alınmalıdır. Doz titrasyonu ve idame tedavisi: Opioide bağlı yan etkilerin riskini azaltmak ve en uygun dozu belirlemek için titrasyon işlemi sırasında hastanın profesyonel sağlık personeli tarafından yakından izlenmesi gerekir. Preparatın kullanılmayan bölümü uygun bir şekilde atılmalıdır. Dozaj bireysel olarak titre edilmelidir. Titrasyon: Titre edilmeden önce, hastaların sürekli ağrıları opioid tedavisi yoluyla kontrol altında tutuluyor olmalı ve hastalar günde 4 kezden fazla ani ağrı krizi yaşamamış olmalıdır. Tedavide başlangıç dozu 200 mcg olmalıdır; gerektiğinde 200, 400 ve 800 mcg kullanılarak dozaj ayarlanır. Hastalarda dozaj, ani ve şiddetli bir ağrı krizine karşı, belirli bir dozda kabul edilebilir yan etkilerde uygun analjezi sağlanana kadar dikkatle izlenerek arttırılmalıdır. Titrasyon sırasında, hastanın bir doz Actiq kullanmasından 15 dakika sonra uygun analjezi elde edilemezse, aynı doz bir kez daha verilebilir. Ancak tek bir ağrı krizi için iki defadan fazla doz kullanılmamalıdır. 1600 mcg’lik uygulamada nadiren ikinci bir doza ihtiyaç duyulur. Birbirini takip eden ani ve şiddetli ağrı krizlerinde, kriz başına birden fazla doza ihtiyaç duyuluyorsa dozun arttırılarak, bir yüksek dozdaki preparatın kullanılması gerekebilir. İdame dozu: Uygun bir doz belirlendikten sonra (ortalama olarak, bir kriz tek bir dozaj formuyla tedavi edilebildiğinde), hasta bu dozla devam etmelidir ve günlük Actiq tüketimini en fazla 4 doz ile sınırlamalıdır. Dozun yeniden ayarlanması: Birbirini takip eden dört günden uzun bir süre boyunca günde dört ani ve şiddetli ağrı krizi yaşandığında, kalıcı ağrı için kullanılan uzun etkili opioid dozu tekrar değerlendirilmelidir. Uzun etkili opioid dozu arttırılırsa ani, şiddetli ağrıları tedavi etmek için kullanılan Actiq dozunun da tekrar gözden geçirilmesi gerekebilir. Tedavinin kesilmesi: Kalıcı ağrıları için kronik opioid tedavisine devam eden hastaların ani ve şiddetli ağrıları için Actiq’e gerek duyulmadığında, tedavi hemen kesilebilir. Opioid tedavisinin tamamen kesilmesinin gerektiği durumlarda, ani geri-çekilme görülmemesi için opioid dozunun azaltılarak kesilmesi sırasında kullanılan Actiq dozu da dikkate alınmalıdır. 16 yaşından küçük çocuklarda kullanımıyla ilgili uygun pozoloji ve güvenilirlik bilgisi bulunmamaktadır. Yaşlı hastaların intravenöz yoldan uygulanan fentanilin etkilerine karşı daha hassas oldukları gözlenmiştir. Bu nedenle yaşlılarda doz titrasyonunda özellikle dikkat edilmesi gerekir. Yaşlılarda fentanil eliminasyonu daha yavaştır ve terminal eliminasyon yarılanma süresi daha uzundur; bu nedenle etken madde birikimi olabilir ve bu da istenmeyen yan etki riskini arttırabilir. Yaşlılarda kullanımını araştırmak amacıyla klinik araştırmalar gerçekleştirilmemiştir. Ancak, klinik araştırmalarda 65 yaş üzeri hastalarda, ani başlangıçlı şiddetli ağrıların başarılı bir şekilde dindirilmesi için daha düşük dozların yeterli olduğu gözlenmiştir. Böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz ayarlama işleminin özellikle dikkatle gerçekleştirilmesi gerekir.

Endikasyonları:

Kronik ağrıları için opioid idame tedavisi uygulanmakta olan kanser vakalarında, aniden ortaya çıkan şiddetli ağrıların kontrol altına alınmasında endikedir. Bu ağrılar, normalde kontrol altına alınabilen inatçı ağrıların geçici alevlenmesidir.

Kontrendikasyonları:

Fentanil veya preparatın bileşimindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık durumunda, MAO inhibitörlerinin eşzamanlı kullanımı veya MAO inhibitörlerinin kullanımının bırakılmasından sonraki iki hafta içerisinde ve ileri derecede solunum depresyonu veya şiddetli obstrüktif akciğer hastalığında kontrendikedir.

Uyarılar:

Fentanil gibi opioidlerin tekrar tekrar uygulanması sonucunda tolerans ve fiziksel ve/veya psikolojik bağımlılık oluşabilir. Ancak tedavi amaçlı opioid kullanımı sonrasında iyatrojenik bağımlılık nadirdir. Bir hafta ya da daha uzun sürelerle günde minimum 60 mg morfin ya da saatte 50 mcg fentanil ya da eşdeğer analjezik dozda başka bir opioid madde kullanan hastalarda opioid toleransı geliştiği düşünülmelidir. Klinik açıdan önemli solunum depresyonu riski mevcuttur. Özellikle ileri derecede olmayan kronik akciğer yetmezliği veya kendilerini solunum depresyonuna iten başka bir rahatsızlığı olan hastalarda titrasyonu dikkatle yapılmalıdır. Ürün, hiç opioid kullanmamış hastalara verilmemelidir, çünkü solunum depresyonu riski yüksektir. Preparat, intrakranial basıncı yüksek hastalar veya bilinç kaybı olan hastalar gibi CO2 retansiyonunun intrakranial etkilerine karşı duyarlılık gösterme ihtimali olan hastalarda çok dikkatli uygulanmalıdır. Opioidler kafa travmalı hastalarda klinik seyri saptırabilir ve bu hastalarda yalnızca klinik durumun gerektirdiği zaman kullanılmalıdır. İntravenöz fentanil bradikardiye neden olabildiğinden, preparatın bradiaritmisi olan hastalarda dikkatle kullanılması önerilir. Karaciğer veya böbrek yetmezliği olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. İntravenöz olarak uygulandığında, metabolik klerens ve plazma proteinlerindeki değişikliklerden dolayı klerensinin değiştiği gözlenmiştir. Hipovolemisi ve hipotansiyonu olan hastalarda özellikle dikkat edilmelidir. Diyabetik hastalar preparatın karbonhidrat içeriği konusunda uyarılmalıdır. Gebelik kategorisi C’dir. Hayvanlarla yapılan çalışmalarda üremeye bağlı toksisiteye neden oldugu gözlenen fentanilin hamile kadınlarda kullanımı konusunda yeterli veri mevcut değildir. Opioid analjezikler neonatal solunum depresyonuna yol açabilir. Hamilelik sırasında uzun süreli kullanımda neonatal geri-çekilme bulguları oluşabilir. Kesin gerekli olmadığı sürece gebelerde kullanılmamalıdır. Doğum esnasında fentanil kullanımı önerilmemektedir çünkü fentanil plasentadan geçer ve fetüste solunum depresyonuna yol açabilir. Fentanil anne sütüne geçmektedir, bu nedenle çocuklarını emziren anneler, çocukta sedasyon ve/veya solunum depresyonu oluşma ihtimaline karşı preparatı kullanmamalıdır. Son fentanil kullanımının üzerinden en az 24 saat geçmeden emzirme işlemi tekrarlanmamalıdır.

Yan Etkileri:

Gözlenen advers etkiler tipik opioid yan etkilerdir. Çok sık >%10: Bulantı/kusma. Sık >%1-10: Asteni, baş ağrısı, kabızlık, dispepsi, anksiyete, sersemlik, baş dönmesi, ağızda kuruluk, uykusuzluk ya da uykuya meyil, dispne, kaşıntı, terleme, görme bozukluğu. Nadir >%0.1-1: Karında şişkinlik, karın ağrısı, kaza sonucu yaralanma, akşamdan kalma etkisi, vücutta genel kırgınlık durumu, hipotansiyon, taşikardi, vazodilatasyon, anoreksi, şelitis, disfaji, şişkinlik, gaz, jinjivit, dişetlerinde kanama, tükürük salgısının artması, intestinal tıkanıklık, sarılık, ağız ülserleri, stomatit, dil rahatsızlıkları, susama, koordinasyon bozukluğu, anormal rüyalar, anormal düşünme, ajitasyon, amnezi, ataksi, ağız çevresi parestezi, reflekslerde azalma, delüzyonlar, kişilik/kimlik kaybı, depresyon, duygusal instabilite, öfori, halüsinasyon, hiperestezi, hipokinezi, miyoklonik hareketler, stupor, astım, hipoventilasyon, farenjit, solunum yetmezliği, kızarıklık, ürtiker, tat alamama, üriner retansiyon.

İlaç Etkileşimleri:

Fentanil karaciğerde CYP3A4 izoenzimi ve intestinal mukoza tarafından metabolize edilir. Makrolid antibiyotikler gibi, CYP3A4′e karşı etkili inhibitörler, örneğin eritromisin, ketokonazol ve belirli proteaz inhibitörleri, örneğin ritonavir, oral yoldan alınan fentanilin biyoyararlanımını artırabilir ve sistemik klirensini düşürebilir, bu da daha fazla ve uzun opioid etkiye yol açabilir. Benzer bir etki CYP3A4′ü inhibe ettiği bilinen greyfurt suyunun birlikte tüketilmesi sonucunda da görülebilir. Bu nedenle fentanilin CYP3A4 inhibitörleriyle aynı anda verilmesi konusunda dikkatli davranılması önerilmektedir. Diğer opioidler, sedatifler veya hipnotikler, genel anestezikler, fenotiyazinler, sakinleştiriciler, çizgili kas gevşeticileri, sedatif etkili antihistaminikler dahil olmak üzere başka MSS depresanları ve alkolün kullanımı daha fazla depresan etki oluşmasına neden olabilir. Geri-çekilme bulguları, nalokson gibi opioid antagonist etkisi olan ilaçların veya agonist/antagonist karışımı analjeziklerin (örneğin pentazosin, butorfanol, buprenorfin, nalbufin) uygulanmasıyla bastırılabilir. Opioid analjezikler, araç veya makina kullanımı gibi gerçekleştirmesi potansiyel tehlike taşıyan işler için gerekli olan zihinsel ve/veya fiziksel gücü olumsuz etkileyebilir.

FENTANYL CITRATE Antigen IV Ampul (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

FENTANYL CITRATE Antigen IV Ampul (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

Üretici firma: Filiz Ecza

Etken Madde(ler):

Fentanil 0.05 mg/ml

Piyasa Şekilleri:

10 ml’lik 10 i.v. ampul, 2 ml’lik 10 i.v. ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

İntravenöz enjeksiyon şeklinde uygulanır. Cerrahi prosedürlerde tek başına kullanılabilen i.v. analjezik olarak: Yetişkinlerde: Genel başlangıç dozu 100-800 mcg, cevaba bağlı olarak, kontrollü ventilasyon sağlanarak 50 mcg’lık idame dozu uygulanır. Çocuklarda: Genel başlangıç dozu 10 mcg/kg, cevaba bağlı olarak kontrollü ventilasyon sağlanarak 1 mcg/kg’lık idame dozu uygulanır. Genel anestezi ve analjezi idamesinde yardımcı olarak: Yetişkinlerde: 50 mcg doz kullanılması yeterlidir. Çocuklarda: 1 mcg/kg yeterlidir. Nöroleptanaljezi tekniğinde nöroleptik ajanla birlikte: Yetişkinlerde: Başlangıç dozu 100 mcg olup, idame dozu için 50 mcg yeterlidir. Çocuklarda: Başlangıç dozu 10 mcg/kg olup idame dozu 1 mcg/kg’dır. Solunumu desteklenen hastalarda solunum depresanı/analjezik olarak: Yetişkinlerde: 600 mcg’a kadar olabilen başlangıç dozu ile 50-200 mcg idame dozu şeklinde kullanılabilir. Çocuklarda: 1 mcg/kg doz kullanılması yeterlidir. Yaşlı hastalarda dozlar düşürülmelidir. Şişman hastalarda doz, yağsız vücut kütlesine göre hesaplanıp uygulanmalıdır.

Endikasyonları:

Genel ya da lokal anestezide narkotik analjezik katkısı olarak; anestezinin indüksiyonunda droperidol gibi bir nöroleptik ile birlikte anestetik premedikasyon olarak ve genel ya da lokal anestezinin idamesinde yardımcı olarak ve majör cerrahi operasyona girecek yüksek-riskli hastalarda oksijen ile anestetik ajan olarak kullanılır.

Kontrendikasyonları:

İlacın bileşenlerinden birine ya da başka morfinomimetiklere karşı toleransı olmayan hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:

Tüm güçlü opiodlerde olduğu gibi, solunum depresyonu dozla ilişkilidir ve nalokson gibi spesifik bir narkotik antogonisti ile geri döndürülebilir, ancak solunum depresyonunun opioid etkisinden daha uzun sürebilmesi nedeniyle daha sonra ek dozlar gerekebilir. Derin analjeziye post-operatif periyotda da kalıcı olan ya da nüks edebilen belirgin solunum depresyonu eşlik edebilir. Anestezi sırasında hiperventilasyon hastanın CO2′e yanıtını değiştirebilir bu da post-operatif solunumu etkiler. Torakal kasları da kapsayan kas rijiditesi ortaya çıkabilir. Non-epileptik miyoklonik hareketler ortaya çıkabilir. Yeterli miktarda antikolinerjik almayan hastalarda ya da fentanil non-vagolitik kas gevşeticilerle kombine edildiğinde bradikardi ve muhtemelen asistol ortaya çıkabilir. Bradikardi atropinle tedavi edilebilir. Opioidler özelikle hipovolemik hastalarda hipotansiyonu indükleyebilirler. İntraserebral uyumu tehlikede olan hastalarda hızlı bolus enjeksiyonlardan kaçınılmalıdır. Kronik opioid terapisinde olan ya da opioid bağımlılık öyküsü bulunan hastalarda daha yüksek doz gerekebilir. Yaşlı ya da zayıf hastalarda dozun azaltılması önerilir. Kontrol edilemeyen hipotiroidizm, pulmoner hastalık, solunum rezervinin azalması, alkolizm, yetersiz böbrek ya da karaciğer fonksiyonu olan hastalarda opioidler dikkatle titre edilmelidir. Fentanil droperidol ile birlikte kullanıldığında hipotansiyon insidansı daha yüksektir. Droperidol ekstrapiramidal semptomları indükleyebilir ama bu durum antiparkinson ajanlarla kontrol altına alınabilir. Gebe hastalara uygulanmasından önce riskler ve potansiyel yararlar değerlendirilmelidir. Fentanilin plasentaya geçmesi ve fötal solunum merkezinin opiatlara özellikle duyarlı olması nedeniyle doğum sırasında (sezaryen de dahil olmak üzere) uygulama önerilmez (i.m. ya da i.v.). Anne sütüne geçebilir. Bu nedenle bu ilacın uygulanmasında sonraki 24 saat içinde emzirme önerilmez. Hasta yalnızca uygulamanın ardından yeterli zaman geçtiğinde araç ya da makine kullanabilirler.

Yan Etkileri:

İntravenöz opioid ugulamasıyla bağlantılı olarak ör. solunum depresyonu, apne, kas rijiditesi (torakal kasları da içerebilen), miyoklonik hareketler, bradikardi, (geçici) hipotansiyon, bulantı, kusma ve baş dönmesi gibi advers reaksiyonlar görülebilir. Daha seyrek bildirilen advers reaksiyonlar: Larenks spazmı,alerjik reaksiyonlar (anaflaksi, bronkospazm, prurit, ürtiker gibi) ve asistol bildirilmiştir. Nadir olgularda operasyondan sonra sekonder rebound solunum depresyonu gözlenmiştir. Droperidol gibi bir nöroleptik ile kullanıldığında ürperme ve/veya titreme; huzursuzluk, post-operatif halüsinasyon episodlar; ve ekstrapiramidal semptomlar görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:

Barbitüratlar, benzodiazepinler, nöroleptikler, halojenik gazlar, non-selektif MSS depresanları (ör.alkol) narkotiklerin neden olduğu solunum depresyonunu güçlendirebilirler. Fentanil çoğunlukla CYP3A4 tarafından büyük ölçüde ve hızlı biçimde ve metabolize edilir. Oral ritonavir i.v. fentanil klirensini üçte iki oranında azaltmıştır; ancak tek doz i.v. fentanil uygulamasının ardından elde edilen maksimum plazma konsantrasyonu etkilenmemiştir. Herhangi bir cerrahi ya da anestezik uygulamadan 2 hafta önce MAO inhibitörlerinin bırakılması gerekir.

FENTANYL CITRATE Flakon (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

FENTANYL CITRATE Flakon (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

Üretici firma: Abbott

Önemli:

Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):

Fentanil 0.05 mg/ml

Piyasa Şekilleri:

10 ml’lik 1 flakon, 20 ml’lik 1 flakon içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Hastane ortamında ve uzman kişilerce kullanılmalıdır.

Endikasyonları:

Genel ya da lokal anestezide narkotik analjezik katkısı olarak; anestezinin indüksiyonunda droperidol gibi bir nöroleptik ile birlikte anestetik premedikasyon olarak ve genel ya da lokal anestezinin idamesinde yardımcı olarak ve majör cerrahi operasyona girecek yüksek-riskli hastalarda oksijen ile anestetik ajan olarak kullanılır.

Kontrendikasyonları:

İlacın bileşenlerinden birine ya da başka morfinomimetiklere karşı toleransı olmayan hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:

Tüm güçlü opiodlerde olduğu gibi, solunum depresyonu dozla ilişkilidir ve nalokson gibi spesifik bir narkotik antogonisti ile geri döndürülebilir, ancak solunum depresyonunun opioid etkisinden daha uzun sürebilmesi nedeniyle daha sonra ek dozlar gerekebilir. Derin analjeziye post-operatif periyotda da kalıcı olan ya da nüks edebilen belirgin solunum depresyonu eşlik edebilir. Anestezi sırasında hiperventilasyon hastanın CO2′e yanıtını değiştirebilir bu da post-operatif solunumu etkiler. Torakal kasları da kapsayan kas rijiditesi ortaya çıkabilir. Non-epileptik miyoklonik hareketler ortaya çıkabilir. Yeterli miktarda antikolinerjik almayan hastalarda ya da fentanil non-vagolitik kas gevşeticilerle kombine edildiğinde bradikardi ve muhtemelen asistol ortaya çıkabilir. Bradikardi atropinle tedavi edilebilir. Opioidler özelikle hipovolemik hastalarda hipotansiyonu indükleyebilirler. İntraserebral uyumu tehlikede olan hastalarda hızlı bolus enjeksiyonlardan kaçınılmalıdır. Kronik opioid terapisinde olan ya da opioid bağımlılık öyküsü bulunan hastalarda daha yüksek doz gerekebilir. Yaşlı ya da zayıf hastalarda dozun azaltılması önerilir. Kontrol edilemeyen hipotiroidizm, pulmoner hastalık, solunum rezervinin azalması, alkolizm, yetersiz böbrek ya da karaciğer fonksiyonu olan hastalarda opioidler dikkatle titre edilmelidir. Fentanil droperidol ile birlikte kullanıldığında hipotansiyon insidansı daha yüksektir. Droperidol ekstrapiramidal semptomları indükleyebilir ama bu durum antiparkinson ajanlarla kontrol altına alınabilir. Gebe hastalara uygulanmasından önce riskler ve potansiyel yararlar değerlendirilmelidir. Fentanilin plasentaya geçmesi ve fötal solunum merkezinin opiatlara özellikle duyarlı olması nedeniyle doğum sırasında (sezaryen de dahil olmak üzere) uygulama önerilmez (i.m. ya da i.v.). Anne sütüne geçebilir. Bu nedenle bu ilacın uygulanmasında sonraki 24 saat içinde emzirme önerilmez. Hasta yalnızca uygulamanın ardından yeterli zaman geçtiğinde araç ya da makine kullanabilirler.

Yan Etkileri:

İntravenöz opioid ugulamasıyla bağlantılı olarak ör. solunum depresyonu, apne, kas rijiditesi (torakal kasları da içerebilen), miyoklonik hareketler, bradikardi, (geçici) hipotansiyon, bulantı, kusma ve baş dönmesi gibi advers reaksiyonlar görülebilir. Daha seyrek bildirilen advers reaksiyonlar: Larenks spazmı,alerjik reaksiyonlar (anaflaksi, bronkospazm, prurit, ürtiker gibi) ve asistol bildirilmiştir. Nadir olgularda operasyondan sonra sekonder rebound solunum depresyonu gözlenmiştir. Droperidol gibi bir nöroleptik ile kullanıldığında ürperme ve/veya titreme; huzursuzluk, post-operatif halüsinasyon episodlar; ve ekstrapiramidal semptomlar görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:

Barbitüratlar, benzodiazepinler, nöroleptikler, halojenik gazlar, non-selektif MSS depresanları (ör.alkol) narkotiklerin neden olduğu solunum depresyonunu güçlendirebilirler. Fentanil çoğunlukla CYP3A4 tarafından büyük ölçüde ve hızlı biçimde ve metabolize edilir. Oral ritonavir i.v. fentanil klirensini üçte iki oranında azaltmıştır; ancak tek doz i.v. fentanil uygulamasının ardından elde edilen maksimum plazma konsantrasyonu etkilenmemiştir. Herhangi bir cerrahi ya da anestezik uygulamadan 2 hafta önce MAO inhibitörlerinin bırakılması gerekir.

FENTANYL CITRATE Ampul (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

FENTANYL CITRATE Ampul (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

Üretici firma: Abbott

Önemli:

Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):

Fentanil 0.05 mg/ml

Piyasa Şekilleri:

10 ml’lik 5 ampul, 2 ml’lik 10 ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Hastane ortamında ve uzman kişilerce kullanılmalıdır.

Endikasyonları:

Genel ya da lokal anestezide narkotik analjezik katkısı olarak; anestezinin indüksiyonunda droperidol gibi bir nöroleptik ile birlikte anestetik premedikasyon olarak ve genel ya da lokal anestezinin idamesinde yardımcı olarak ve majör cerrahi operasyona girecek yüksek-riskli hastalarda oksijen ile anestetik ajan olarak kullanılır.

Kontrendikasyonları:

İlacın bileşenlerinden birine ya da başka morfinomimetiklere karşı toleransı olmayan hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:

Tüm güçlü opiodlerde olduğu gibi, solunum depresyonu dozla ilişkilidir ve nalokson gibi spesifik bir narkotik antogonisti ile geri döndürülebilir, ancak solunum depresyonunun opioid etkisinden daha uzun sürebilmesi nedeniyle daha sonra ek dozlar gerekebilir. Derin analjeziye post-operatif periyotda da kalıcı olan ya da nüks edebilen belirgin solunum depresyonu eşlik edebilir. Anestezi sırasında hiperventilasyon hastanın CO2′e yanıtını değiştirebilir bu da post-operatif solunumu etkiler. Torakal kasları da kapsayan kas rijiditesi ortaya çıkabilir. Non-epileptik miyoklonik hareketler ortaya çıkabilir. Yeterli miktarda antikolinerjik almayan hastalarda ya da fentanil non-vagolitik kas gevşeticilerle kombine edildiğinde bradikardi ve muhtemelen asistol ortaya çıkabilir. Bradikardi atropinle tedavi edilebilir. Opioidler özelikle hipovolemik hastalarda hipotansiyonu indükleyebilirler. İntraserebral uyumu tehlikede olan hastalarda hızlı bolus enjeksiyonlardan kaçınılmalıdır. Kronik opioid terapisinde olan ya da opioid bağımlılık öyküsü bulunan hastalarda daha yüksek doz gerekebilir. Yaşlı ya da zayıf hastalarda dozun azaltılması önerilir. Kontrol edilemeyen hipotiroidizm, pulmoner hastalık, solunum rezervinin azalması, alkolizm, yetersiz böbrek ya da karaciğer fonksiyonu olan hastalarda opioidler dikkatle titre edilmelidir. Fentanil droperidol ile birlikte kullanıldığında hipotansiyon insidansı daha yüksektir. Droperidol ekstrapiramidal semptomları indükleyebilir ama bu durum antiparkinson ajanlarla kontrol altına alınabilir. Gebe hastalara uygulanmasından önce riskler ve potansiyel yararlar değerlendirilmelidir. Fentanilin plasentaya geçmesi ve fötal solunum merkezinin opiatlara özellikle duyarlı olması nedeniyle doğum sırasında (sezaryen de dahil olmak üzere) uygulama önerilmez (i.m. ya da i.v.). Anne sütüne geçebilir. Bu nedenle bu ilacın uygulanmasında sonraki 24 saat içinde emzirme önerilmez. Hasta yalnızca uygulamanın ardından yeterli zaman geçtiğinde araç ya da makine kullanabilirler.

Yan Etkileri:

İntravenöz opioid ugulamasıyla bağlantılı olarak ör. solunum depresyonu, apne, kas rijiditesi (torakal kasları da içerebilen), miyoklonik hareketler, bradikardi, (geçici) hipotansiyon, bulantı, kusma ve baş dönmesi gibi advers reaksiyonlar görülebilir. Daha seyrek bildirilen advers reaksiyonlar: Larenks spazmı,alerjik reaksiyonlar (anaflaksi, bronkospazm, prurit, ürtiker gibi) ve asistol bildirilmiştir. Nadir olgularda operasyondan sonra sekonder rebound solunum depresyonu gözlenmiştir. Droperidol gibi bir nöroleptik ile kullanıldığında ürperme ve/veya titreme; huzursuzluk, post-operatif halüsinasyon episodlar; ve ekstrapiramidal semptomlar görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:

Barbitüratlar, benzodiazepinler, nöroleptikler, halojenik gazlar, non-selektif MSS depresanları (ör.alkol) narkotiklerin neden olduğu solunum depresyonunu güçlendirebilirler. Fentanil çoğunlukla CYP3A4 tarafından büyük ölçüde ve hızlı biçimde ve metabolize edilir. Oral ritonavir i.v. fentanil klirensini üçte iki oranında azaltmıştır; ancak tek doz i.v. fentanil uygulamasının ardından elde edilen maksimum plazma konsantrasyonu etkilenmemiştir. Herhangi bir cerrahi ya da anestezik uygulamadan 2 hafta önce MAO inhibitörlerinin bırakılması gerekir.

FENTANYL Ampul (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

FENTANYL Ampul (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

Üretici firma: Johnson&Johnson

Önemli:

Bu ürün KIRMIZI REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):

Fentanil 0.05 mg/ml

Piyasa Şekilleri:

2 ml’lik 5 ampul, 10 ml’lik 5 ampul, 10 ml’lik 50 ampul, 2 ml’lik 50 ampul içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Fentanyl dozu yaş, vücut ağırlığı, fiziksel durum, altta yatan patolojik koşullar, başka ilaçların kullanımı ile cerrahi ve anestezinin tipine göre her hastada ayrı ayarlanmalıdır. Ek dozların hesaplanmasında başlangıç dozunun etkisi dikkate alınmalıdır. Bradikardiden sakınmak üzere indüksiyondan hemen önce küçük bir dozda intravenöz anti-kolinerjik uygulanması önerilir. Bulantı ve kusmanın önlenmesi için droperidol verilebilir. Genel anestezide analjezik destek olarak kullanımı: Düşük doz: 2 mcg/kg (küçük dozlardaki Fentanyl minör ancak ağrılı cerrahi uygulamaların çoğunda yararlıdır). Orta doz: 2-20 mcg/kg (cerrahi uygulama daha komplike olduğunda daha yüksek dozlar gerekebilir). Yüksek doz: 20-50 mcg/kg. Daha uzun süren büyük cerrahi uygulamalarda ve hastanın iyi olma haline zarar verebilecek stres yanıtı sırasında nitrik oksid/oksijen ile birlikte 20-50 mcg/kg Fentanyl’in hafifletici etkisi olduğu gösterilmiştir. Bu sınırlardaki dozlar cerrahi sırasında kullanıldığında, ileri düzeyde post-operatif solunum depresyonu olasılığı göz önüne alınarak post-operatif ventilasyon ve izleme şarttır. Hastanın gereksinimleri ve operasyonun tamamlanması için gerektiği tahmin edilen süreye göre 25-250 mcg’lık ek dozlar uygulanabilir. Anestezik ajan olarak kullanımı: Cerrahi strese yanıtın hafifletilmesi özellikle önemli olduğunda oksijen ve kas gevşetici ile birlikte 50-100 mcg/kg’lık dozlar uygulanabilir. Bu teknik ek anestezik ajanlar kullanımına gerek kalmaksızın anestezi sağlar. Belirli olgularda bu anestezik etkinin sağlanması için 150 mcg/kg’a kadar dozlar gerekebilir. Fentanyl bu biçimde miyokardın aşırı oksijen gereksiniminden korunması gereken hastalardaki açık kalp cerrahisi ve belirli başka majör cerrahi prosedürlerde özellikle endikedir. Yaşlı ya da güçten düşmüş kişilerde başlangıç dozu diğer opiadlarda olduğu gibi azaltılmalıdır. 2-12 yaşlarındaki çocuklarda indüksiyon ve idame için 2-3 mcg/kg kadar azaltılmış bir doz önerilir.

Endikasyonları:

Genel ya da lokal anestezide narkotik analjezik katkısı olarak; anestezinin indüksiyonunda droperidol gibi bir nöroleptik ile birlikte anestetik premedikasyon olarak ve genel ya da lokal anestezinin idamesinde yardımcı olarak ve majör cerrahi operasyona girecek yüksek-riskli hastalarda oksijen ile anestetik ajan olarak kullanılır.

Kontrendikasyonları:

İlacın bileşenlerinden birine ya da başka morfinomimetiklere karşı toleransı olmayan hastalarda kontrendikedir.

Uyarılar:

Tüm güçlü opiodlerde olduğu gibi, solunum depresyonu dozla ilişkilidir ve nalokson gibi spesifik bir narkotik antogonisti ile geri döndürülebilir, ancak solunum depresyonunun opioid etkisinden daha uzun sürebilmesi nedeniyle daha sonra ek dozlar gerekebilir. Derin analjeziye post-operatif periyotda da kalıcı olan ya da nüks edebilen belirgin solunum depresyonu eşlik edebilir. Anestezi sırasında hiperventilasyon hastanın CO2′e yanıtını değiştirebilir bu da post-operatif solunumu etkiler. Torakal kasları da kapsayan kas rijiditesi ortaya çıkabilir. Non-epileptik miyoklonik hareketler ortaya çıkabilir. Yeterli miktarda antikolinerjik almayan hastalarda ya da fentanil non-vagolitik kas gevşeticilerle kombine edildiğinde bradikardi ve muhtemelen asistol ortaya çıkabilir. Bradikardi atropinle tedavi edilebilir. Opioidler özelikle hipovolemik hastalarda hipotansiyonu indükleyebilirler. İntraserebral uyumu tehlikede olan hastalarda hızlı bolus enjeksiyonlardan kaçınılmalıdır. Kronik opioid terapisinde olan ya da opioid bağımlılık öyküsü bulunan hastalarda daha yüksek doz gerekebilir. Yaşlı ya da zayıf hastalarda dozun azaltılması önerilir. Kontrol edilemeyen hipotiroidizm, pulmoner hastalık, solunum rezervinin azalması, alkolizm, yetersiz böbrek ya da karaciğer fonksiyonu olan hastalarda opioidler dikkatle titre edilmelidir. Fentanil droperidol ile birlikte kullanıldığında hipotansiyon insidansı daha yüksektir. Droperidol ekstrapiramidal semptomları indükleyebilir ama bu durum antiparkinson ajanlarla kontrol altına alınabilir. Gebe hastalara uygulanmasından önce riskler ve potansiyel yararlar değerlendirilmelidir. Fentanilin plasentaya geçmesi ve fötal solunum merkezinin opiatlara özellikle duyarlı olması nedeniyle doğum sırasında (sezaryen de dahil olmak üzere) uygulama önerilmez (i.m. ya da i.v.). Anne sütüne geçebilir. Bu nedenle bu ilacın uygulanmasında sonraki 24 saat içinde emzirme önerilmez. Hasta yalnızca uygulamanın ardından yeterli zaman geçtiğinde araç ya da makine kullanabilirler.

Yan Etkileri:

İntravenöz opioid ugulamasıyla bağlantılı olarak ör. solunum depresyonu, apne, kas rijiditesi (torakal kasları da içerebilen), miyoklonik hareketler, bradikardi, (geçici) hipotansiyon, bulantı, kusma ve baş dönmesi gibi advers reaksiyonlar görülebilir. Daha seyrek bildirilen advers reaksiyonlar: Larenks spazmı,alerjik reaksiyonlar (anaflaksi, bronkospazm, prurit, ürtiker gibi) ve asistol bildirilmiştir. Nadir olgularda operasyondan sonra sekonder rebound solunum depresyonu gözlenmiştir. Droperidol gibi bir nöroleptik ile kullanıldığında ürperme ve/veya titreme; huzursuzluk, post-operatif halüsinasyon episodlar; ve ekstrapiramidal semptomlar görülebilir.

İlaç Etkileşimleri:

Barbitüratlar, benzodiazepinler, nöroleptikler, halojenik gazlar, non-selektif MSS depresanları (ör.alkol) narkotiklerin neden olduğu solunum depresyonunu güçlendirebilirler. Fentanil çoğunlukla CYP3A4 tarafından büyük ölçüde ve hızlı biçimde ve metabolize edilir. Oral ritonavir i.v. fentanil klirensini üçte iki oranında azaltmıştır; ancak tek doz i.v. fentanil uygulamasının ardından elde edilen maksimum plazma konsantrasyonu etkilenmemiştir. Herhangi bir cerrahi ya da anestezik uygulamadan 2 hafta önce MAO inhibitörlerinin bırakılması gerekir.

NEOCODİN Tablet (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

NEOCODİN Tablet (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

Üretici firma: Şanlı

Önemli:

Bu ürün YEŞİL REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):

Kodein 20 mg, Dionin 10 mg

Piyasa Şekilleri:

15 tablet içeren ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Günlük doz erişkinlerde 2-3×1-2 tablettir.

Endikasyonları:

Akut ve kronik bronşitlerde; solunum yollarının, akciğer ve plevranın öksürük ile bileşik bütün hastalıklarında; akciğer tüberkülozunda; soğuk algınlığında ve gripal enfeksiyonlarda kullanılır.

Kontrendikasyonları:

Psikonörotik, psikopatik ve duygusal yönden dengesiz olan hastalarda kullanılmamalıdır. Çünkü, bu tür hastalar üzerinde alışkanlık tehlikesi daha büyüktür. Monoamin oksidaz inhibitörü olan ilaçlarda ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla birlikte verilmemelidir. Çünkü, hiperterma, solunum yetersizliği, konvülziyon, serebral ödem ve dengesiz kan basıncı ile koma meydana gelebilmektedir.

Uyarılar:

Kodein ve Dionin bağımlılık yapabilir. Yüksek dozda ve uzun süre kullanılmamalıdır! Hassasiyeti olanlarda, hamilelerde, süt veren annelerde, solunum darlığı olanlarda, enfarktüs gibi ileri kalp rahatsızlıklarında, safra koliği olanlarda ve kronik kabızlıktan muzdarip olanlarda kullanılmamalıdır. Alkol ve depresan ilaçlarla birlikte almaktan sakınılmalıdır. MAO inhibitörü ilaç alanlar bu ilacı bıraktıktan ancak iki hafta sonra kullanabilirler. İlaç kullanıldığında sedasyon yapabileceğinden vasıta kullananlar ve dikkat gerektiren işlerde çalışanlar dikkatli olmalıdırlar.

Yan Etkileri:

Duygusal yönden dengesiz olan kişilerde alışkanlık meydana getirebilmektedir. Kabızlık, kusma ve bulantı yapabilir.

İlaç Etkileşimleri:

Monoamin oksidaz sınıfından olan ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla etkileşim ve geçimsizlik yaptığından bu ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Hipnotikler, sedatifler, anestezikler, trisiklik antidepresanlar, fenotiyazinler ve alkolle beraber kullanılmamalıdır. SGOT/SGPT, Glikoz, Amilaz/Lipaz testleri üzerinde yükseltici ve hatalı etki yapabilir.

FENOKODİN Tablet (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

FENOKODİN Tablet (narkotik ilaç) İlacı ayrıntılı bilgisi - Endikasyonları - Kullanım şekli - Yan etkileri

Üretici firma: Adeka

Önemli:

Bu ürün YEŞİL REÇETE ile verilmesi gereken ürünlerdendir.

Etken Madde(ler):

Kodein 20 mg, Dionin 10 mg

Piyasa Şekilleri:

20 tablet içeren blister ambalajlarda.

Kullanım Şekli:

Günlük doz erişkinlerde 3-4×1 tablet, çocuklarda 3-4×1/2 tablettir. Tedavi süresi en fazla 2 gündür.

Endikasyonları:

Akut ve kronik bronşitlerde; solunum yollarının, akciğer ve plevranın öksürük ile bileşik bütün hastalıklarında; akciğer tüberkülozunda; soğuk algınlığında ve gripal enfeksiyonlarda kullanılır.

Kontrendikasyonları:

Psikonörotik, psikopatik ve duygusal yönden dengesiz olan hastalarda kullanılmamalıdır. Çünkü, bu tür hastalar üzerinde alışkanlık tehlikesi daha büyüktür. Monoamin oksidaz inhibitörü olan ilaçlarda ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla birlikte verilmemelidir. Çünkü, hiperterma, solunum yetersizliği, konvülziyon, serebral ödem ve dengesiz kan basıncı ile koma meydana gelebilmektedir.

Uyarılar:

Kodein ve Dionin bağımlılık yapabilir. Yüksek dozda ve uzun süre kullanılmamalıdır! Hassasiyeti olanlarda, hamilelerde, süt veren annelerde, solunum darlığı olanlarda, enfarktüs gibi ileri kalp rahatsızlıklarında, safra koliği olanlarda ve kronik kabızlıktan muzdarip olanlarda kullanılmamalıdır. Alkol ve depresan ilaçlarla birlikte almaktan sakınılmalıdır. MAO inhibitörü ilaç alanlar bu ilacı bıraktıktan ancak iki hafta sonra kullanabilirler. İlaç kullanıldığında sedasyon yapabileceğinden vasıta kullananlar ve dikkat gerektiren işlerde çalışanlar dikkatli olmalıdırlar.

Yan Etkileri:

Duygusal yönden dengesiz olan kişilerde alışkanlık meydana getirebilmektedir. Kabızlık, kusma ve bulantı yapabilir.

İlaç Etkileşimleri:

Monoamin oksidaz sınıfından olan ve depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlarla etkileşim ve geçimsizlik yaptığından bu ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır. Hipnotikler, sedatifler, anestezikler, trisiklik antidepresanlar, fenotiyazinler ve alkolle beraber kullanılmamalıdır. SGOT/SGPT, Glikoz, Amilaz/Lipaz testleri üzerinde yükseltici ve hatalı etki yapabilir.